ÖZELLEŞTİRME VE GERÇEKLER(II)ÖZELLEŞTİRME VE GERÇEKLER(II)

Tarih: 2011-10-03

TÜRK TELEKOMUN ÖZELLEÅžTİRİLMESİ VE GERÇEKLER (II)
Tahsin KAYA.*
2004 YILI SONU İTİBARİYLE TÜRK TELEKOM;
21 Milyon 500 Bin hat telefon santral  kapasitesine sahip olup. 19 Bin 500 sabit  abonesi mevcuttur. Yani Bekleyen olmadığı gibi boÅŸ kapasite bulunmaktadır. 35 Milyon Kilometre  bakır, 100 Bin Kilometre fiber optik kabloya, 250 Bin TT Net  abonesine  3 Bin Telekom bayisine, AVEA'nın ( GSM ) %40 hissesine, 80 Bin ankesörlü telefona, Yüz binlerce Kiralık telefon kanalına, F/R, Turpak, ISDN / PRI, ISDN / BA, NMT  müÅŸterisine ve 850 adet kurumsal iÅŸyerine  sahiptir. Haziran 2004 sonu itibariyle %100 sayısallaÅŸma saÄŸlamış  yaklaşık 500 bin  ADSL   abonesi vardır.
Yukarıda izahına çalışıldığı gibi Türk Telekom’un teknik analizleri yapıldığında özelleÅŸtirilmesi için iddia edilen hemen her türlü gerekçeler, tamamen  uydurma ve safsatadan ibaret olup, gelen iktidarların kamuyu yanıltmak için ileri sürdükleri birer tezdir.
Türk Telekom'un Mali tabloları incelenip son beÅŸ yıla ait finansal  performansı  ölçüldüÄŸünde; (TL cinsinden)
2001 yılı sonunda net karı  1.046.850 Katrilyon TL.       
2002       “               “                   572.212         “ 
2003                        “                1.292.057         “  Cirosu 9.5  katrilyon(1,5 Milyar Dolar) 
2004                        “                1.700.100         “                9     katrilyon
2005                        “                2.816.000         “                9.811 katrilyon
TL. Net kârla sahip olan bu kurum, Ülkemizdeki Kurumlar vergisinin %53'ünü ödeyerek son beÅŸ yılda ülkede en fazla vergi ödeyen kurumdur. SSK'ya veya diÄŸer, gerek özel ve gerekse tüzel kiÅŸiliklere karşı hiç borcu bulunmayan kurumun ayrıca, her yıl hazineye toplam gelirinden  belirli bir pay aktardığı, çalışanlarına Türkiye ortalamasının üzerinde ücret ödediÄŸi ve bu ücretin tamamını kendi öz kaynaklarından saÄŸladığı, yaptığı yatırımların tutarı olan bedellerin tamamını öz kaynaklarından karşılayarak dış veya iç kredi kullanmadığı  görülmektedir. 
Türk Telekom bu baÅŸarıyı, özelleÅŸtirmede ısrarcı bulunan iktidarların ve onların direktiflerini yerine getirmek için her türlü  baskı politikalarını uygulamakla görevli “Hazine MüsteÅŸarlığı, Rekabet Kurulu, Telekomünikasyon Kurumu  gibi  hükümet ortaklarına, İhale yasasının, sektör’ün özelliÄŸinden kaynaklanan mal veya hizmet alımlarını kısıtlamasına, 10 yıl boyunca personel üzerinde yoÄŸunlaÅŸtırılarak artırılan  özelleÅŸtirme baskı politikalarının meydana getirdiÄŸi psikolojik gerginliklere, yatırımların kısıtlanarak  sektörün geliÅŸmesine fırsat verilmemesine, GSM firmalarına tanınan olaÄŸanüstü haklara,  (ara baÄŸlantıları-kapasite artırımı v.s)  medya kuruluÅŸlarının özelleÅŸtirme gününe kadar ayni konuları ısrarla  gündemde tutarak  Türk Telekom aleyhinde baskı oluÅŸturmalarına raÄŸmen Türk Telekom, sadece 56 bin personeli ile bu baÅŸarıya imza atmıştır.
Bu baÅŸarıda, kundaktaki bebeÄŸini komÅŸusuna emanet ederek nöbetine koÅŸan  operatörden, elindeki arızayı gideremedikten sonra  evinin yolunu aramayan teknisyenine, tek başına ıssız daÄŸ baÅŸlarında yer alan Kartal Yuvası R/L istasyonlarında canı pahasına  görevini yerine getirmeye çalışan muhafızından (Teröre pek çok ÅŸehit verilmiÅŸtir),  keçilerin dahi çıkmakta cesaret edemeyeceÄŸi kayalıklara omuzladığı direÄŸi çıkarma erdemini gösteren iÅŸçisine (MesleÄŸinin icrası uÄŸruna pek çok iÅŸ kazası sonunda hayatını kaybeden veya sakat kalan personel mevcuttur), görevinin kutsiyetine inanarak gece yatağında dahi bir sonraki günün iÅŸ programını  düÅŸünerek kendisine ve ailesine zaman ayıramayan mühendisinden, bu gün nerede hata yaptım diyerek  kendini sorgulamaktan vazgeçmeyen memuruna,  idarecisine kadar,  tüm çalışanların alın teri, göz nuru ve inanç emekleri vardır.      
 ÖZELLEÅžTİRME  İLE İLGİLİ YAPILAN  ÇALIÅžMALAR
Türk Telekom’un özelleÅŸtirme çalışmaları, hemen her hükümet döneminde büyük spekülasyonların  meydana gelmesine  sebep olmuÅŸtur. Kimine göre ülkenin kalkınması ve özerk bir yapıya kavuÅŸturulmasının önünde engel, kimine göre ülkenin kalkınması için gereken sermaye ve kimine göre de hizmet vermekte acze düÅŸmüÅŸ bir kurum olarak  nitelendirilmiÅŸtir.
Oysa  çağımızda iletiÅŸim, her türlü  iÅŸlevin temelini teÅŸkil etmektedir. Üretimden bankacılığa, savunmadan toplumsal hayatın tüm aÅŸamalarına, elektronik haberleÅŸme alt yapısının üzerinden gerçekleÅŸtirilmektedir. Yani haberleÅŸmeyi kontrol edenin dünyayı da kontrol altına alabileceÄŸi kaçınılmazdır. Uluslar arası güç odaklarının Türk Telekom üzerindeki oyununun asıl âmâcı da budur. Bunun en açık göstergesi ise, Türk Telekom'un  kıymet takdirini yapmak üzere seçilen danışman firmanın ünlü tefeci ailesi “Rothschild “lerin İngiltere ÅŸubesi olmasıdır.  (Gerçekhayat.com. 13.05.2005 Tayfun Salcı)
Yukarıdaki bölümlerde Türk Telekom’un  gerek teknik ve gerekse finansal analizleri yapılırken kısmen de olsa kurumun yapısal gerçekleri hakkında bizatihi kurum ve bağımsız devlet organları tarafından yapılan deÄŸerlendirmelerle ilgili bilgiler aktarılmaya çalışıldı. Burada önemli olan, gerçeklerin kamuoyuna yansıtılması yerine, gelecek tepkileri önlemek ve özelleÅŸtirmenin doÄŸru bir karar olacağı imajını, geliÅŸtirilen düzmece ve yalanlar üzerine tesis edilmiÅŸ stratejilerle  kamuoyuna lanse edilmesidir.
ÖrneÄŸin 2005 yılında Türkiye Haber-İş Sendikası tarafından hazırlanan bir çalışmanın ihale öncesinde gerek yazılı ve gerekse görsel basında yayınına her nedense fırsat tanınmamıştır.
İhale öncesinde ve sonrasında gerek yazılı ve gerekse görsel basınımızda yer alan iddialar ve  görüÅŸler incelendiÄŸinde muallâkta kalan ve bu güne kadar henüz cevaplanmayan soruların çokluÄŸu, satış iÅŸleminin iç yüzünü de ortaya koymaktadır. Yapılan özelleÅŸtirmede iyi niyet aramak temel düÅŸünce olmasına raÄŸmen yapılan uygulama ve geliÅŸmeler göstermiÅŸtir ki bu özelleÅŸtirme kamu menfaatlerini zedeleyen ve ayni zamanda  ülkenin milli ekonomisine  zarar veren bir çalışma olmuÅŸtur.
Bu satışı teknik ve mali yönleriyle analiz ettiÄŸimizde kanaatime göre  aydınlatılmasında zaruret duyulan hususlar vardır.
Buna göre;
1- 2006 yılı içerisinde ihalesine karar verilen  (CDMA - WLL)  3. Nesil mobil telefon sistemine ait  frekans bandının bir kısmı, imtiyaz hakkı bedelsiz olarak  neden  ihaleden bir gece önce yani  30 Haziran 2005 tarihinde  gece yarısı yapılan bir anlaÅŸma ile Türk Telekom’a  yani  alıcı firmaya intikali saÄŸlanmıştır.
Almanya ve İngiltere de yapılan ihalelerde bu bantlar milyarlarca dolar deÄŸerle  satılmıştır.
2- Türk Telekom’un %40, Hazine'nin  %60  hissesine sahip olduÄŸu AYCELL,  İtalya BaÅŸbakanının ülkemize gelmesinden bir gün sonra ARİA ile birleÅŸtirilmesi neticesinde  kamunun sırtına vurulan yaklaşık 2 milyar dolarlık zarar neden Türk Telekom’a ödettirilmiÅŸtir. Bu konuyla ilgili olarak Devlet Denetleme Kurumu raporu neden  ihale öncesinde veya sonrasında açıklanmamıştır.
3- İhale öncesinde kurumun özelleÅŸtirilmesiyle ilgili olarak neden stratejiler belirlenmemiÅŸ,  5,5 milyon abonesi ve yıllık karı 500 Milyonu dahi bulmayan Pakistan Telekom   sadece  %26 lık hisselerini  2,4 milyar dolara  satarken,  Türk Telekom’un gerçek deÄŸeri  göz ardı edilerek  6.55 milyar dolara satılmıştır.
4- İhaleye Telecom İtalia - DoÄŸan Holding - Emirates Telecommunications -(Etisalat)  Cetel Çalık Enerji San. A.Åž - Dubai İslamik Bank - Koç Holding - Sabancı Holding - Ordu YardımlaÅŸma ( OYAK) - Saudi Oger  - Turktell BiliÅŸim A.Åž - Malezya Multi Global Link Sdn. — Güney Kore SK Telekom - MNG holding  gibi  ÅŸirketler müracaatta bulunmuÅŸ olmalarına ve hemen hepsinin yeterlilik almalarına karşın neden yeterli rekabet saÄŸlanamayarak  sadece  4 ÅŸirket  fiyat  vermiÅŸtir.  
5- 406 sayılı kanun ile üstlenilen görev sözleÅŸmesinde evrensel hizmet yükümlüsü olan Türk Telekom  ihale tarihinden 6 gün önce (7) çıkarılan “Evrensel Hizmetin SaÄŸlanması” ile ilgili kanunla  kurum,  bu görevinden neden uzaklaÅŸtırılmış ve alıcı firmaların  kırsal alanlara yapacakları yatırımların önü kesilmiÅŸtir. Kanuna göre, bir yerde  hizmet sunulması ekonomik deÄŸilse, bu yatırımların mali külfeti “Evrensel Hizmet Fonu'ndan karşılanacaktır”. 
Oysa Türk Telekom’un bakım ve iÅŸletme giderleri içerisinde en yüksek gider payına sahip olan kırsal alan bakım–onarım giderleri, ilgili yasa ile yine devletin sırtına vurulmuÅŸ ve alıcı firma bu giderlerden kurtarılmıştır. Devlet kendisine ait olmayan  bir sektör için yatırım yapabilecek midir, bir baÅŸka deyiÅŸle yapılacak yatırımların bedeli kamunun sırtına neden vurulmuÅŸtur?
6-  Türk Telekom’un  bir Kamu kuruluÅŸu olması nedeniyle  ülke genelinde tesis edilmiÅŸ olan 81 il için tahsis edilmiÅŸ ve deÄŸerinin yaklaşık 2 milyar dolar olduÄŸu  Telekomünikasyon Kurumu  tarafından açıklanmış bulunan  numaraların,  kullanım bedelleri  neden  Telekom’un deÄŸer tespiti aÅŸamasında göz ardı edilmiÅŸtir?   
7- Telekom’un bünyesi içerisinde yer alan ve  2000’li yıllardan baÅŸlayarak  geliÅŸme gösteren Kablo TV  hizmetlerinin eriÅŸimle ilgili yani ÅŸebeke ve  tesis iÅŸlemleri  neden Kamuda bırakılarak, kar eden  ve rekabete açık bırakılan  kısmı  Telekom’u fiilen eline geçiren  firmaya bırakılmıştır.
8- İhaleden önce AVEA'nın  ortağı olan İtalyan Åžirketi TİM, Yönetim ve ortaklık hisseleri üzerindeki spekülasyonlar nedeniyle Uluslararası Tahkime baÅŸvuracağını  ilan etmesini müteakiben BaÅŸbakan, Saudi Oger'in sahibi Mahmut Hariri ile neden baÅŸ baÅŸa görüÅŸme lüzumunu hissetmiÅŸ ve 17 Haziran'da Lübnanlı Saudi Oger ile Telecom İtalia'nın müÅŸterek bir konsorsiyum kurduklarını ÖzelleÅŸtirme idaresine bildirilerek ortak bildirme süresinin uzatılması saÄŸlamıştır? Zamanlama açısından Lübnan ziyareti ve ihaleyi bu konsorsiyumun kazanmış olması  düÅŸündürücü deÄŸil midir?  Kaldı ki  Oger tek başına ihaleye girme kararı almış iken neden daha sonra  Telekom İtalia ile (Çok az bir  sermaye ile) bu konsorsiyumu kurma lüzumu hissetmiÅŸtir. Reuters'in 28.3.2006  tarihli haberinde Telecom İtila’ının AVEA da bulunan  %40 lık hisselerini  Ogere devredilmesi  yönünde çalışma baÅŸlattığını ifade etmektedir. Oysa TİM'in Uluslar arası Åžirketler sorumlusu Giampaolo Zambeletti 6 Mayıs 2005 tarihinde UlaÅŸtırma Bakanı Binali Yıldırım’a göndermiÅŸ olduÄŸu mektubunda AVEA üzerinde bulunan %40'lık hisselerini  31 Mayıs'a kadar  Türk Telekom’a satma garantisi istemiÅŸti. Türkiye’nin en büyük ödenmiÅŸ sermayesine sahip olan ve sermayesinin %45'i (satışa kadar ) kamunun elinde bulunan AVEA'nında (6,6 Milyar dolar) gelecekte başına hangi çoraplar örülecektir. Zaten Telekom’un özelleÅŸmesi neticesinde AVEA üzerindeki kamu payının %22'si Oger'e devredilmiÅŸ ve Kamu payı %18'e düÅŸmüÅŸtü. TİM'in %40 oranındaki paylarını da Ogere devretmesi halinde, Oger'in bu kurum üzerindeki hisse oranı %62 olacak ve AVEA'nında sahiplik yapısı deÄŸiÅŸmiÅŸ olacaktır. (AVEA'nın geçmiÅŸine baktığımızda konuyu çözmekte hiç de zorlanmayız. TİM – İş Bankası ortaklığı neticesinde 3. GSM 1800 operatörü ARİA 12 Nisan 2000 tarihinde 2.525 Milyar Dolar sermaye ile Türkiye piyasasına girdi. 3 yıl faaliyet gösteren Åžirket Telekomünikasyon Kurumunun  sözleÅŸmedeki ÅŸartları yerine getirmediÄŸi iddiası ile 31 Mart 2003 tarihinde ICC'ye  (Uluslararası Tahkim Kurulu)  2,5 milyar dolarlık  ceza davası açtı. Daha sonra TİM İcra Komitesi BaÅŸkanı Marco Benedetti  yaptığı bir açıklamada “Türkiyedeki herhangi bir GSM operatörü ile birleÅŸmeleri halinde tahkimden vazgeçeceklerini ifade etti. Açıklamanın ardından İtalyan BaÅŸbakanı ülkemize geldi ve BaÅŸbakanla baÅŸ baÅŸa bir görüÅŸmede bulundu, ertesi günü ise  ARİA ve AYCELL,  23  Haziran 2004 tarihinde AVEA adı ile birleÅŸtirildi! Bu birleÅŸme neticesinde Türk Telekom Yeni ÅŸirkete 300 Milyon dolar  peÅŸin para aktardı.
9- Önceki yıllarda yapılan Lisans sözleÅŸmelerinde firmalara verilen imtiyaz haklarının süresi sonunda, firmalar sistemleri çalışır bir vaziyette Telekomünikasyon Kurumuna devredecekleri öngörülürken, ÅŸimdiki durumda bu hüküm yeni firmayla yapılan  lisans sözleÅŸmesinde neden yer almamıştır.
10- GeliÅŸmiÅŸ dünya ülkelerinin Telekomünikasyon sektörünün özelleÅŸtirilmesi ile ilgili  çalışmalarına bakıldığında, (ABD, İng, Alm, Frns, v.s)  yapılan satışların  halka arz yöntemiyle  yapıldığı halde,  Türk Telekom neden blok halinde  satılmıştır?
11- Anayasa Mahkemesi Türk Telekom’un Yabancılara satışı ile  %50'nin üzerinde yapılacak hisse satışlarını  iptal etmiÅŸ olmasına raÄŸmen, Mahkemenin öne sürdüÄŸü gerekçeler  deÄŸiÅŸtirilmeden ve mahkeme kararı  göz önüne alınmadan  satışın aceleyle yapılması için  neden Bakanlar Kurulu Kararı yeterli görülmüÅŸtür.
12- 2004 yılı Bilançosuna göre Pasiflerinin 12,5 milyar dolar, Öz Kaynak deÄŸerlerinin 9,3 milyar dolar ve yıllık ortalama net karının 2,2 milyar dolar, AVEA  da ki hisse deÄŸerinin de 2 milyar dolar olduÄŸu  düÅŸünüldüÄŸünde Kurumun 6,5 milyar dolara satışı ne kadar ülke menfaatlerine uygundur? (Bu rakamların içerisinde  İmtiyaz Hakları, İşletme Hakları, Pazar Hakları ve İletiÅŸim  Ağı dâhil deÄŸildir)
13- Çalışmakta olan (son rakamlara göre bu sayı 14 Bin) personelin,  kamudaki baÅŸka kurumlara aktarılması neticesinde hazinenin üslenmek zorunda kaldığı rakam 2,4 milyar doların üzerindedir. Ayrıca iÅŸten bir ÅŸekilde çıkarılacak olan personelinde  kamuya getireceÄŸi yük hesaplandığında  bu maliyetin fevkalade artacağı  buna baÄŸlı olarak da meydana gelecek kamu maliyesinin artış oranı, neden dikkate alınmamıştır. Hali hazırda kurumlarında çalışmakta olan personel, kendi uzmanlık alanlarının dışındaki kurumlara nakledilirken onlardan verimli olmaları nasıl beklenecek, aldıkları yüksek ücret, yeni atandıkları kurumlardaki çalışanlarla iÅŸ barışının zedelenmesine neden olmayacak mıdır? Kurumdan ayrılacak uzman personelin yeri nasıl doldurulacak, taÅŸeronlar vasıtası ile yapılacağını varsayarsak bu durum,  hizmette kalitenin düÅŸmesine sebep olmayacak mıdır? 
14 – Turkcell ve Telsim'in  büyük  bölümlerinin yabancıların eline geçmesi, yapılan satış sonrasında Avea’nında  kontrolünun  yabancılara verilmesi sonucunda,  milli sermayeli bir telekomünikasyon ÅŸebekesinin kalmaması gelecekte, stratejik  hataların önlenmesinde ne kadar yeterli olacaktır?
15- Ülkenin gerekçeleri göz önüne alındığı için yapılmasında zaruret teÅŸkil edeceÄŸi varsayımından hareketle, Kurumlar vergisi  ihale tarihinden kısa bir süre sonra neden %30'dan, %20'ye düÅŸürülmüÅŸtür? Bu gerekçeler doÄŸruysa neden  bu iÅŸlem ihaleden önce yapılmamıştır? Bundan  alıcı firmanın karı ne kadar olmuÅŸtur? Kaldı ki; eÄŸer bu uygulama yapılmasa idi yani Kurumlar Vergisi indirilmeseydi bu kez firma,  Kurumlar Vergisi ödememek için bu kez  gerekli teçhizatı kurumlar vergisinin düÅŸük olduÄŸu bir ülkede kuracağı  (Kurulu) ÅŸirket üzerinden  alacak ve  elde ettiÄŸi karı yurt dışına transfer edecekti. Bu ÅŸekilde yurt içerisinde üretilmekte olan teçhizat tamamen atıl kalacak pek çok kablo fabrikası kapanma noktasına getirilmiÅŸ olacak, bunun neticesinde pek çok insan iÅŸsiz kalacağı gibi yerli sanayiye de bir darbe vurulmuÅŸ olacaktı.  Dolayısı ile burada da danışıklı bir strateji izlenmiÅŸtir. 
Satışla rekabetin artacağı ve buna baÄŸlı olarak  fiyat endeksinde aÅŸağı doÄŸru bir düÅŸüÅŸ yaÅŸanacağı eÄŸer düÅŸünüldü ise, daha vahim bir tablo kaçınılmaz olarak karşımıza gelmektedir. Bu gün Telekom tarafından fatura edilen ücretlerin % 34'ünü vergiler oluÅŸturmakta (%18 KDV, %15 Özel İletiÅŸim Vergisi, %1 HaberleÅŸme Vergisi)  firmaya kalan net kar fatura tutarının  %66'sı bu durumda firma elde ettiÄŸi gelirle  tüm harcamalarını ve iÅŸletme giderlerini karşıladıktan sonra  ayni zamanda yatırım da yapmak zorunda  kalacak elde edilecek kar bu  giderleri ne kadar karşılayacak? Muhtemelen yakında  yukarıda ifade edilen vergilerin bir kısmından da vazgeçilecektir. (Böyle bir yasa teklifi hazırlandığı  duyumları alınmıştır.)  Hizmet kime yapılmakta! Devlete mi? Millete mi? Firmaya mı?  
 16 - Firmaya personel seçimi için verilen 5 aylık süre, neden Danıştay kararı neticesinde 5 yıla çıkarılarak  kiralık memur uygulamasına baÅŸlanılmıştır? Anayasa da  Memur kelimesinin görev ve sorumluluÄŸunun tanımı yapılmış olmasına raÄŸmen yönetimi baÅŸkalarının elinde bulunan ve Devlete ait tüzel kiÅŸiliÄŸi sona erdirilen bir kurumda devlet memuru çalıştırılması hukukla ne kadar baÄŸdaÅŸmaktadır?
17- Rekabetle ilgili olarak alınmış olan WİMAX planları neden 2007 yılına  kaydırılmıştır. (Türk İnternet.com/ 18.4.2006)
18.  Varsayalım ki  Kurumun satışı halka arz yoluyla yapıldı.
IMKB’ nin 31.05.2005  sonu itibariyle fon dağılımına bakalım;
En fazla fona sahip ilk on kiÅŸi  toplam fonların % 12,47'sine,
İlk yüz kiÅŸi  % 42,38'ine,
384 063 yatırımcı ise  bu fonların sadece 0,02'sine sahip.
Yani 1–50 YTL  arasında  hisseye sahip  olanların  sayısı  836 172 kiÅŸi hisse deÄŸeri payları  5,20.
1 Milyar TL  üzerinde  portföye sahip olanların sayısı 3 116 kiÅŸi hisse deÄŸeri sayısı 84,7. 
Yabancı hissedarların  sahip oldukları hisse ise toplam hisselerin % 64,8'dir. 
Toplam hisse deÄŸerlerinin 33 milyar dolar olduÄŸu  göz önüne alındığında  “Sermayeyi tabana yayma“ ilkesinin  iflasını görmek hiç de zor deÄŸildir. Böyle olsaydı bile  bu satıştan ne ülke ne taban, ne de ekonomi kazanacaktı. TeletaÅŸ örneÄŸinde olduÄŸu gibi yine yabancı yatırımcı  hisselerin büyük bir çoÄŸunluÄŸunu eline geçirecek ve neticesinde ülkemiz zarar edecekti.
( tspakb.org.tr 31.12. 2005 ) 
19....20....
Soruları çoÄŸaltmak mümkün ancak; özelleÅŸtirmeyi savunanlardan ve özelleÅŸtirmeyi saÄŸlayanlardan cevaplar beklemek imkânsız.
Bu özelleÅŸtirme ile Kamu çıkarları zedelenmiÅŸ, Mali açıdan getirisi sıfırlanmış, çalışma barışı sekteye uÄŸramış, iÅŸsizlik artmış, kamu kaynaklarının yurt dışına aktarılmasına neden  olunmuÅŸtur.
Türk silahlı Kuvvetlerimiz kendi fiber hatlarını (Tafics) tesis etmiÅŸ ise de bazı iÅŸlemlerini yine Telekom’a ait ÅŸebekeler üzerinden yapılmakta olduÄŸu ve bazı mahallerde alternatif hatlarının henüz inkiÅŸaf etmediÄŸi alınan bilgiler arasında yer almaktadır. Bu durum gelecekte ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizi sıkıntıya uÄŸratır mı ?  Onu zaman  gösterecektir.  
KAZANANLAR – KAYBEDENLER
Kesinlikle ÅŸunun altını çizerek belirtelim ki bu özelleÅŸtirme ile ülke, çok büyük bir ekonomik deÄŸerini kaybetmekle kalmamış ayni zamanda milli olması gereken iletiÅŸim sektörünü de yabancılara, bir ÅŸeylerin uÄŸruna hediye etmiÅŸtir!
Telekom çalışanları en büyük kaybı yaÅŸarken,  sıradan kullanıcılar olarak tabir edilen kamu  hiç beklemediÄŸi  bir etkileÅŸime girmiÅŸ, fiyatlarda ucuzlama olmadığı gibi  kontör atış periotlarında yapılan küçük deÄŸiÅŸikliklerle büyük iÅŸ sahipleri ödüllendirilmiÅŸ, buna mukabil sıradan tüketiciler daha fazla ücret ödemeye mahkûm edilmiÅŸtir.
Kurumla ilgili sendikaların, derneklerin, birliklerin ve diÄŸer sivil toplum kuruluÅŸlarının suskunluk politikaları, amaçlarında belirtilen görüÅŸler ve ifadeler doÄŸrultusunda hareket edememeleri,  planlamalarındaki eksiklikleri ve birlikte hareket kabiliyetine sahip olamama gibi  kiÅŸisel zafiyetleri  çalışanların hak kaybına, kuruluÅŸların ise güç kaybına neden olmuÅŸtur.
Oysa bu tür sivil toplum kuruluÅŸları, temsil ettikleri kiÅŸiler ve kurumların çıkarlarını korumak onların meselelerine çözüm üretmek ve her türlü siyasi amaçlı çıkarlardan uzak bir metotla çalışanların yanında yer almak mecburiyeti içerisinde yer almalıydılar.
Bu özelleÅŸtirme ile en çok kazanan ise  hiç kuÅŸkusuz  cihaz üreten  yabancı firmalar ile ÅŸirketi  3 yıllık karı karşılığında satın alan  Saudi Oger olmuÅŸtur.
Telekom’un devrinden  itibaren geçen süreye bakıldığında  olumlu hiçbir geliÅŸmenin olmaması gelecek tehlikelerinde habercisi olarak görünmektedir. Bunun için teknogratların ve  transmisyon  sektöründe görev yapan  diÄŸer  baÄŸlantı yetkililerinin duraÄŸanlığın nedenlerini araÅŸtırmaları  gerekmektedir.
Bir baÅŸka önemli husus ise Acaba Oger  Telekom,  yakın bir gelecekte veya hükümetin ön gördüÄŸü süre içerisinde  halka açılacak  (B) gurubu kamu hisselerinin, deÄŸerinin yüksek olması halinde, sahibi olduÄŸu %55'lik (A) grubu hisselerini halka arz ile satmayı düÅŸünebilir mi? Bir baÅŸka deÄŸiÅŸle bu iÅŸlevi yapabilmek için hükümeti ikna çalışmaları yapar mı?  Para için “Babamı bile satarım“ ifadesinin bu ülke Maliye Bakanı tarafından söylendiÄŸini hatırlarsak konunun hiç de uzak mesafe de olmadığını görürüz. Türk internet.com'da geçen bir haberde Oger Telecomun Londra ve Dubai borsalarında halka açılmayı planladığı ÅŸeklindeki haber yukarıdaki düÅŸüncemizin doÄŸruluÄŸunu teyit etmektedir.
Bu haliyle Oger Telecom, yapmak zorunda olduÄŸu yatırımları ve geliÅŸtirilen teknolojik geliÅŸmeleri Türk Telekom’a  taşımak yerine almış olduÄŸu hisselerin deÄŸer artışını saÄŸlayıp elindekileri halka arz etmeyi ve bu sayede kazancını fevkalade artırmayı hesaplamaktadır. Ayrıca  kamuya gitmek zorunda bırakılan 14 bin personele ait ücretleri de onun kar hanesine ilave edersek bu özelleÅŸtirmenin Türkiye’nin en stratejik mal varlıklarına sahip bir kurumu üzerindeki oyunları ve buna baÄŸlı olarak satışın, ülkeye neler kaybettirdiÄŸini daha iyi anlayabilmemize yardımcı olacaktır.  
Bu satıştan Devlet; 1 milyar doların üzerinde Kurumlar Vergisi'nden, 1,5 milyar doların üzerinde  Kar Payı'ndan mahrum bırakıldığı gibi, Fon aracılığı ile  yıllık en az 500 milyon dolar, diÄŸer kamu kurumlarına aktarılan personele ödenmek üzere 2,4 milyar dolar  olmak üzere yılda yaklaşık  5,4 milyar dolar ek yükü  üstlenmiÅŸtir. Bu paralar bu milletin  alın terlerinden, emeklerinden  alınmaktadır.
Oger Telekom kimdir?
Bir inÅŸaat ve müteahhitlik  firması  olarak,  1978 yılında  Fransızlarla birlikte  “Saudi Oger “ adıyla Lübnanlı  Refik Hariri  tarafından,  Suudi Arabistan ‘da  kurulmuÅŸtur.  Oger bir Fransız adıdır ve “ Oje” diye okunur. Rek Hariri hem Suudi hem de Lübnan vatandaşı olma sıfatına sahip olup ayni zamanda Kralın kız kardeÅŸi ile evli olması ona bir takım avantajlar saÄŸlamış ve petrol fiyatlarının patlaması neticesinde kraliyet saraylarını inÅŸa ederek büyük kazanımlar elde etmiÅŸtir. 1991 Körfez savaşından sonra  Suudi kralının emri ile  alt yapı çalışmalarına da baÅŸlamış ve bu sayede ÅŸirketinin büyümesini saÄŸlamıştır. 1998 yılında  Suudi Kralının izni ve Lübnan  halkının isteÄŸi ile BaÅŸbakanlık koltuÄŸuna oturmuÅŸ ve bir suikast sonucu öldürülmüÅŸtür. 
Korkut Boratav  Cumhuriyet gazetesinin 13 Temmuz 2005  sayısında  “Telekom Üzerine ÇeÅŸitlemeler“ adlı makalesinde Oger ÅŸirketler grubuna daha farklı yaklaÅŸarak ÅŸirketin, İngilizlerle olan iÅŸbirliÄŸini anlatmaktadır. Oger'in danışman olarak gösterdiÄŸi isimlerin  British Telecom'a baÄŸlı  bir ÅŸirketin üst düzey yöneticileri olduÄŸunu  bunların İngiliz gizli servisiyle yakın iliÅŸki içerisinde olduklarını bir baÅŸka iddiasında ise Saudi Oger ÅŸirketinin Orta DoÄŸu da kurmuÅŸ olduÄŸu iletiÅŸim ağının İsrail tarafından rahatlıkla dinlendiÄŸini, Åžirketin üç üst düzey yöneticisinin Yahudi olduÄŸuna  dikkat çekmektedir.
NETİCE OLARAK
14 Eylül 1993 tarihinde 509 sayılı KHK ile Türk Telekomünikasyon A.Åž. kuruldu. Ancak Ekim 1993 tarihinde iptal edildi.
18 Haziran 1994 tarih ve 4000 sayılı kanunla TTAÅž yeniden kurularak, hisselerinin  en çok % 49'unun satılması hususlarında usul ve esasları belirleme yetkisi UlaÅŸtırma Bakanlığı'na verildi.
Kanun kapsamındaki TTAÅž  hisselerinin  özelleÅŸtirmesine ait hükümler 22 Aralık 1994 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce  reddedildi. (Anayasa Mahkemesi'ne dava açıp iptalini saÄŸlayanlar  bu gün parlamentoda  satışını  onaylayanlardır.)
6 Mayıs 1995 tarihinde 4107 sayılı kanunla  TTAÅž  hisselerinin en çok   %  49’unun devredilmesine bu hisselerin %10'unun Posta İşletmesine bedelsiz, satışta %5'inin Posta ve Telekom çalışanlarına  %34'ün ise gerçek ve tüzel kiÅŸilere  satılmasına bu nedenle yeniden deÄŸer tespiti yapılmasına  imkân tanındı.
Anayasa Mahkemesi bu yasanın hisse satışları ile ilgili hükümlerini 2 Mart  1996 tarihinde iptal etti.
2 AÄŸustos 1996 tarihinde çıkarılan 4161 sayılı kanunla  özelleÅŸtirmeye iliÅŸkin  hususların Bakanlar  Kurulu Kararı ile  düzenlenmesi öngörüldü. Bu düzenleme için Anayasa Mahkemesine dava açıldı ancak dava reddedildi.
TTAÅž'nin  hisselerinin deÄŸer  tespit ve satış stratejisi  16 Åžubat 1998 tarihli Bakanlar Kurulu oturumunda alındı ve onaylandı. Ek karar  6 aÄŸustos 1998 de Bakanlar Kurulu tarafından alındı.
TTAÅž hisselerinin %30'luk  bölümünün özelleÅŸtirilmesi amacıyla  13 Haziran 2000’den itibaren verilen  ilanlarla ihale açıldı ancak  talep çıkmadı. Bunun  üzerine yeni bir strateji  belirlendi ve ek karar Bakanlar Kurulu tarafından  30 Kasım 2000  de onaylandı.
Åžirket hisselerinin %33,5 lik bölümünün  blok  satışında  stratejik ortaÄŸa tanınacak uygun yönetsel hakların  ve diÄŸer stratejik konuların  düzenlenmesi için  8  Aralık 2000 de  ÖYK kararları alındı. (ÖzelleÅŸtirme Yüksek Kurulu) Bu amaçla 15 Aralık 2000 de yeniden ihale açıldı ve son teklif verme tarihi 14 Mayıs 2001 olarak belirlendi. Stratejik ortaÄŸa tanınan haklarla ilgili olarak Danıştay'a dava açıldı ve Danıştay Yürütmeyi durdurma kararı verdi. 
IMF nin ısrarı üzerine Ecevit Hükümeti döneminde Kemal DerviÅŸ'in katkılarıyla 16,5 milyar dolarlık kredi desteÄŸi saÄŸlanan yeni ekonomi programın hayata geçirilmesi ve verilen kredilerin serbest bırakılması öncesinde (UlaÅŸtırma Bakanı Enis ÖKSÜZ muhalefetinden dolayı görevden alındı  (Mayıs 2001) ve yeni bir Telekom yasası çıkarılarak Telekom'un %45'inin satılmasına imkân saÄŸlandı. Ancak ihaleye katılan olmadı.
Telekomun satışında ısrarlı olan ÅŸimdiki hükümet! Satışın önünün açılması için   %51'in üzerindeki hisselerin blok halinde satılmasına odaklandı. CumhurbaÅŸkanı yabancıların katılmasına olanak tanıyan bu yasayı 2 Temmuz 2004 onayladı. Bakanlar Kurulu bunun  %55'lik bölüm olduÄŸunu onaylayarak satışın gerçekleÅŸmesini saÄŸladı.
Bugün itibariyle Yer Altı Åžebekeleri, Santralleri, Gayrimenkulleri, Yer Altı Kazı Ruhsat Bedelleri, KamulaÅŸtırma Bedelleri, Abone Olma Bedelleri ve personel ile ilgili EÄŸitim Giderleri göz önüne alındığında Telekom’u yeniden kurmanın maliyet bedelinin 200 Milyar doların üzerinde olduÄŸu asla unutulmamalıdır.
Dolaysıyla alıcı firmaya, ülkemize ve milletimize hayırlı olsun demekten baÅŸka çaremizin kalmadığını,
ANCAK;
TÜRK TELEKOMUN SATIÅžININ TÜRK MİLLETİNE, TÜRK EKONOMİSİNE VE TÜRK İLETİŞİM SEKTÖRÜNE YAPILAN BİR İHANET OLDUÄžUNU VURGULAMAK HER TÜRK İNSANI GİBİ BENİMDE GÖREVİM OLDUÄžUNU BELİRTMELİYİM. 
Tahsin KAYA
Türk Telekom Erzurum Bölge MüdürlüÄŸü Eski Yardımcısı. Halen Atatürk Üniversitesinde AraÅŸtırmacı
Bu Haber 5135 defa okunmuÅŸtur.
TÜRK TELEKOM´UN PİLOT GİRİÅ
MİMARSİNAN OSB İLE TELEKOM PR
TÜRK TELEKOM TELEKOMÜNİKASYON
TÜRK TELEKOM´DA ÇOK ÖNEMLİ
YİNE TÜRK TELEKOM-YİNE SORU Ã
TELEKOM YÖNETİMİNE ŞAŞIRTAN
ABDULLAH TİVNİKLİ ÖLDÜ
TELEKOM´UN PARALARI NEREYE
TELEKOM ARAŞTIRMA ÖNERGESİ R
TELEKOM VE OGER TBMM GÜNDEMİND
CHP SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYOR
VURGUNUN HESABI SORULACAK MI?
YILMAZ ÖZDİL´DEN İBRETL
CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜY
ÖZELLEŞTİRME DEĞİL TALAN
TÜRK TELEKOM ARTIK BANKALARIN
DÖVİZDEKİ ARTIŞ TELEKOM´U N
TÜRK TELEKOMA 12 ÖDÜL
GÖZ GÖRE GÖRE TELEKOM VURGUNU
TÜRK TELEKOM’UN BORCU İÇİN
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!