İstanbul'un en önemli simgelerinden olan 2 bin 500 yıllık Kız Kulesi'ni 49 yıllığına kiralayan Hamoğlu Holding, geriye kalan 38 yıllık kullanım hakkını satıyor.
Bir süredir büyük alıcılarla görüşen Hamoğlu Holding Başkanı Ahmet Hamoğlu'nun, özellikle yabancı yatırımcılardan büyük ilgi gördüğü öğrenildi.
Kulislere göre Kız Kulesi için 22 milyon euro isteyen Hamoğlu'na ilk ciddi teklif Körfez'in en büyük holdinglerinden birinden geldi. Ancak Arap şirketi, fiyatında anlaştığı kuleyi şirket merkezi yapmaya kalkınca görüşmeler sonlandırılmış oldu. Çünkü mevzuata göre Kız Kulesi'ni halkın kullanımına kapatan projelere izin verilmiyor.
Edinilen bilgilere göre çok sayıda yabancı şirket bu tarihi yapıyı portföyüne katmak istiyor. Yakında ABD'li bir grubun ciddi bir teklifle Türkiye'ye geleceği de belirtiliyor.
Ülkemizde yapılan özelleştirme uygulamalarını, kamuya ait mülklerin satılması, kiralanması uygulamalarını beğenirsiniz/beğenmezsiniz. Bu konuda çok şey yazılıp söylenebilir. Her görüşe, düşünceye saygı duyarız.
Ancak bazı değerler vardır ki üzerinde tartışma götürmez. Çünkü onlar tarihi değerleri, ihtişamları, dünyada bir benzerlerinin olmaması ile yüzyıllar boyu bulundukları ülkelerin sınırlarını aşarak, dünya markası olmuşlarsa bazı kararlar almadan önce oturup tekrar tekrar düşünmenin gerekli olduğuna inanıyoruz.
Asya ile Avrupa kıtaları arasında bulunan, dünyanın sayılı şehirlerinden İstanbul’umuzun, adını verdiği boğazın ve onun incisi olarak tüm dünyaca kabul görmüş yaklaşık 2500 yıllık tarihe sahip Kız Kulesi’ni kiralık da olsa elde etmek için Araplar, Çinliler, Japonlar, Amerikalılar bunca çaba göstererek bazıları için yüksek sayılabilecek bedeller ödeyebiliyorlarsa burada bir yanlışlık yokmudur?
Ülkemizin, dünyanın 16. ve Avrupa’nın 6. büyük ekonomisine sahip olduğunu iddia edenlerin “Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’umuzun Boğaziçi’nde yer alan Kız Kulesi’nden alınacak birkaç milyon euroya çok mu ihtiyacı vardır?” Yoksa "kamu adına görev yapanların böyle bir kültür hazinesini insanlığın hizmetine sunmada yetersizlikleri mi vardır?" diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
|