TÜRK TELEKOM KAN KAYBEDİYOR
Ergun ÇETİN/Elektronik Mühendisi
Türkiye’nin iletişim devi Türk Telekom fiili tekel olmanın keyfini sürerken, kayıplarını; ya umursamıyor ya da farkında değil. ADSL satışları kampanyalar ve üst paket seçenekleriyle az da olsa artırılırken, yeni PSTN ücret tarifesi “akşam evden bedava konuş” kampanyaları da Türk Telekomun kan kaybını önleyemiyor. Türk Telekom PSTN abone sayısında ve görüşme sürelerinde ciddi kayıplar yaşıyor. 2004 yılında toplam 19 milyon telefon abonesini 65 milyon dakika görüştüren Türk Telekom 2009 yılında 16 milyon abonesini 22 milyon dakika görüştürebiliyor. Oysa aynı dönemde GSM kullanıcılarının görüşme süresi 20 milyon dakikadan 108 milyon dakikaya çıkmıştır.
2009 yılı 2 çeyreğine göre Türk Telekom gelirleri ;
PSTN hizmetlerinde 2 395 870 000 TL’den 2 104 496 000 TL’ye,
Yurt Dışı satışları 104 231 000TL’den 81 861 TL’ye.
GSM Operatörlerinden elde edilen kira gelirleri 57 751 000 TL’den 51 464 000 TL’ye,
Kiralık Devre Gelirleri 272 507 000 TL’den 255 359 000TL’ye düştü ,
ADSL Gelirleri 1 021 064 000 TL’den 1 217 950 000TL’ye
Data Hizmet gelirleri 143 993 000 TL’den 171 899 000TL’ye çıktı .
Türk Telekom belli başlı hizmetlerin de kısa süreli dönemlerde bile önemli kayıplar yaşarken net karlarının artması arsa satışlarından yatırımları azaltmasından kaynaklanıyor.
Türk Telekom maddi duran varlıklarının değeri 2009 yılı sonunda 6 920 milyar TL iken 2010 yılı ikinci çeyreğinde 6 823 milyar TL’ye düşmüştür. Türk Telekom son iki yılda Bursa, Edirne, Manisa, Muş, Ordu, Şanlıurfa, Van, Isparta, Sivas, Adana, Bolu ve daha birçok ilimizde değeri 200 000 TL ile 12 000 000 TL arasında değişen arsaları, satış sözleşmesinde ki aksi hükme rağmen koyduğu şerhe dayanarak hukuksuzca satışa çıkartarak ilave gelir elde etmiştir.
2009 yılı ilk yarısında 1.148 milyar TL tutarında yatırım yapan Türk Telekom, 2010 yılının ilk yarısında ise 320 milyon TL tutarında yatırım yapmıştır.
Böylece 2009 yılı ilk yarısında 821 milyon TL net kar elde eden Türk Telekom, bu yılın ilk yarısında %39.7 artışla net karını 1 148 milyar TL’ye çıkarmıştır.
2005 yılında sıfır borçla özelleştirilerek Lübnan kökenli Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ne satılan Türk Telekom bugün 4 576 milyar TL borçlu durumdadır.
Türk Telekomun % 55’i Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ne, % 30’u Hazineye, % 15’i halka arz edilmiş durumdadır.
3G ihalesinde 5 yıllık gecikmeyle geniş bant internet DSL pazarının tek hâkimi olan Türk Telekom iştiraki TTnet önemli avantajlara sahip olmasına rağmen ADSL abone sayısında da beklenen artışı sağlayamamıştır. Bu yılın ilk yarısında yapılması beklenirken halen BTK tarafından yapılmayan 4G ihalesinin gerçekleşmesiyle Wimax teknolojisinin sunduğu bant genişliğine kavuşacak GSM şirketlerinin, Türk Telekom’un internet sektöründeki liderliğini de bitireceği düşünülmektedir. Türk Telekom fiili tekel avantajlarına, hizmet çeşitliliğini artırmasına, katma değerli hizmetler sunmasına rağmen neden yeterince talep edilmiyor, neden kan kaybediyor?
Türk halkı Türk Telekomun özelleştirmesini destekliyor ve büyük beklentiler taşıyordu ancak özelleştirmeden sonra Türk Telekom müşterilerinin beklentilerini dikkate bile almadan sabit kar peşine düşerek müşterilerinin güvenini zedelemiş, beklentileri boşa çıkarmış, özelleştirmeye desteği şüpheye dönüştürmüştür.
10 yıl öncesine kadar haberleşmenin sadece telefon ve telsiz ile sağlandığı çağımızda bugün geniş bant internet teknolojisinin sağladığı imkânlarla çok farklı iletişim modelleri sunulmaktadır. Kablosuz bilgisayar ağları ve yeni nesil sistemlerin gelişimiyle veri hatları üzerinden data, ses ve görüntünün aktarıldığı uygulamalar, video konferans ve IP/TV teknolojileri her geçen gün yaygınlaşırken, Türk Telekom halkımızın teknolojiye merakını pratikliğe ilgisini değerlendirememektedir.
GSM telefon kullanımının pratikliği karşısında halkımız sabit telefon kullanma alışkanlığından soğumuş, bu alışkanlığı yeniden kazandırmak amacıyla kurgulanan yanlış reklam kampanyaları ters tepmiştir.
Türk Telekom satışlarına ivme kazandırması beklenen katma değerli hizmetlerin müşterilere doyurucu şekilde anlatılamaması talep kayıplarına neden olmaktadır. Yaygın satış ağına rağmen, satış tekniklerinde hizmet sunumlarında yapılan hatalar Türk Telekom ve müşterilerini olumsuz etkilemektedir.
Hizmet kalitesini artırmadan yüksek ve sabit fiyat politikası güden Türk Telekom’un hizmet anlayışı özelleştirme öncesinin gerisindedir.
NE YAPMALI?
Halkımız yeniden sabit telefon kullanma alışkanlığına kavuşturulmadan Türk Telekom hiçbir kampanyayla kontör gelirlerinde yüksek artış beklememelidir. Sabit telefon kullanma alışkanlığı günün her saatinde şehir içi görüşmeler bedava yapılarak sağlanacaktır. Bu uygulamayla kısa sürede önemli oranda kontör artışı sağlanacak Türk Telekom gelirleri artacaktır.
Türk Telekom müşterilerinin güvenini kazanmak zorundadır. Akşam evden bedava konuş güzel bir uygulamadır ancak bunun bir aldatmaca olmadığına müşteri inanmalıdır.
Türk Telekom müşterilerinin en çok şikâyet ettiği hususların başında; iptal taleplerini “kapama” diye yapmaları sonrasında tahakkuk ettirilen fatura dökümleri oluşturmaktadır. Türk Telekom, müşterilerinin Telekom mevzuatlarını bilmemesinden ve Türk Telekom personelinin müşterisini bilgilendirmemesinden kaynaklanan müşteri mağduriyetlerine önlem almak zorundadır.
Hizmet tanıtım broşürleri herkesin anlayabileceği bilgilerle sunulmalı, Türk Telekom ve bayi personelleri hizmet tanıtımında ve ikna yöntemlerinde çok iyi eğitilmeli, on-line işyeri modelleri denenmelidir. Türk Telekom müşterilerini aptal yerine koyan temalarla sunulan reklam kampanyalarına son vererek, yeni yüzlerle sosyolojik olguları gözeterek yeni tanıtımlar sunmalıdır.
Türk Telekom yüksek gelir grubunda bulunan şirketlere yönelik olarak, aldıkları hizmetlere göre her birine özel paket programlar hazırlayarak, fiber optik erişimle geniş bant internet projeleri uzman müşteri temsilcileri aracılığıyla sunulmalıdır.
Telefon tesis ve nakil ücretleri iptal edilmeli, tesis ve arıza hizmetlerinde reorganizasyon gerekmektedir.
Türk Telekom hizmet kampanyalarında eski / yeni müşteri anlayışı gözetmemeli, eski müşterilerinin de kampanyalardan yararlanması için prosedürler geliştirmelidir.
DSL hizmetlerinde talep edilen hız ve kalitede kullanamamaktan kaynaklanan şikâyetler yoğunlaşmaktadır. TTnet spam sorununu çözmeli, ADSL ücretlendirmeleri gözden geçirilmeli. ADSL ve Telefon bir arada paket ücret tarifeleri geliştirilmelidir.
İnternet erişiminin cazibesini ve gerekliliğini artıracak çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin; Üniversitelerle işbirliği yapılarak internet veri tabanları oluşturulmalıdır. Böylece kullanıcıların bilgiye ulaşımı kolaylaştırılırken zararlı içeriklerden de korunması sağlanacaktır.
ADSL teknolojisi; iletişime önemli katkı ve avantajlar getirmiş ancak Türk Telekomun yanlış politikaları nedeniyle telekomünikasyonun alternatif modeli haline gelmiştir. Türk Telekom, %92 oranında hâkimi olduğu pazarda, F/O şebeke ağını genişleterek DSL teknolojisinin sağladığı avantajları kullanmak suretiyle PSTN gelirlerini yeniden artırabileceği gibi DSL satışlarına ivme kazandıracaktır.
İletişimin geniş bant internet erişimine doğru yaygınlaştığı günümüzde Türk Telekom paket hizmet modelleri geliştirerek telefon ve DSL hizmetlerini tek tarifeyle müşterilerine bir arada sunmalıdır.
Türkiye’de Türk Telekom dışında yaklaşık 20 alternatif Telekom İşletmecisi PSTN telefon hizmeti veriyor. Ancak bu işletmecilerin hiç biri henüz yaygın ve yeterli telefon şebekesine sahip olmadığından, 10 Eylül 2009 günü yürürlüğe giren sabit telefon numara taşıma uygulamasını çok az sayıda kişinin talep etmesi de Türk Telekom’u rehavete sokmamalıdır.
|