TÜRK TELEKOMUN ARSA SATIŞLARINA BELEDİYELER VE VATANDAŞLAR DA TAVIR KOYMAYA BAŞLADI.
Bir yılı aşkın bir süredir; İmtiyaz sözleşmesi hükümlerine göre Türk Telekom’un Gayrimenkul satıp satamayacağının tartışmalı olduğunu, içinde telekomünikasyon teçhizatı bulunan gayrimenkullardaki teçhizatı başka yere aktararak satmasının ise mümkün olmadığını seslendiriyoruz…
Türk Telekom’un tüm gayrimenkul satış ilanlarında, satıcı kimliğini gizlemesini, isim ve logosuna yer vermemesinin de, satışlarının hukukiliği konusunda oluşan şüpheyi artırdığını ifade ediyoruz.
Türk Telekom’un Özelleştirmesini tüm yönleriyle ortaya koyduğumuz, bu arada Gayrimenkul Satışları konusunu da geniş bir şekilde işlediğimiz raporumuz medyada ve siyasi platformlarda çok ses getirince Türk Telekom’u çok rahatsız oldu. Raporun yayınına ve dağıtımına ihtiyati tedbir koydurdular. Derneğimiz aleyhine 45.000 TL tutarında manevi tazminat davası açtılar. Ama yılmadık. Mücadelemizi sürdürüyoruz.
Medyada da, bazı köşe yazarları (Emin Çölaşan, Yalçın Bayer) Türk Telekom’un gayrimenkul satışı konusunu sürekli gündemde tuttular.
Bazı milletvekilleri (Atilla Kart, Şenol Bal, Yılmaz Tankut, Fatih Atay, Nevzat Korkmaz, Tacidar Seyhan, Necati Özensoy, S.Turan Çirkin….) soru önergeleri ile gündem dışı konuşmaları ile konuyu TBMM gündeme getiriyorlar.
Sayın Atilla Kart Gayrimenkul Satışları nedeniyle Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Ama Türk Telekom Satışa devam etti.
Bu konuda sonuç alınamaması, Türk Telekom’un eski çalışanlarının, Türk Telekom personelinin (eski-mevcut) kurduğu sivil toplum örgütlerinin bu konudaki sessizliği , hatta üyelerimizin bu konuda bize destek vermemesi umutlarımızı kırıyordu.
Ama bugünkü (11.05.2011) Hürriyet gazetesinde Sayın Yalçın Bayer’in köşesinde yer alan bir okuyucu mektubu, gayretlerimizin boşa çıkmadığını, Anamur Belediyesinin çok haklı bir karar verdiğini, konuya duyarlılık gösteren vatandaşlarımızın olduğunu görmek bizi yeniden umutlandırdı.
Yalçın Bayer’in köşesinde yer alan Zeki YURTTAŞ imzalı mektup şöyle;
Halkın arsalarını Telekom nasıl satar
Anamur Belediyesi eski PTT'nin arazisine istenen imar değişikliğini vermeyince satış olmadı
“TT’nin esrarengiz arsa satışları” (7 Nisan 2001) başlıklı yazıda Telekomcular Derneği ilginç bilgiler veriyordu. Ben de bunlara bir ilave yapmak isterim.
Derneğin de bahsettiği üzere, bu ilanlarda her ne kadar adı geçmiyorsa da, aslında satıcının Türk Telekom olduğunu herkes biliyor.
Ancak bu konuda herkesçe bilinmeyen husus ise bu arsaların büyük çoğunluğunun, Türk Telekom’un (eski PTT’nin ) %100 kamu kurumu olduğu dönemlerde, şehir planları yapılırken, belediyelerin imar kanunları gereğince, haberleşme tesisi, telefon santralı binası vb. gibi kullanım amaçları için, kuruma bedelsiz olarak tahsis edilen kamu arsaları olduğudur.
Örneğin Türk Telekom’un satış listesinde yer alan Anamur’daki a rsası için, Anamur Belediyesi halktan yana bir tavır koyarak, “Arsanın niteliği ile ilgili olarak imar planında kesinlikle bir değişiklik yapmayacağını” açık bir şekilde ilan etmesi üzerine satılamamıştır.
TELEKOM, SUUDİ TELEKOM’A SATILDI
Sonuç olarak, TT bu arsaları elde ederken bir kuruş ödememiştir. Ama şimdi şirketin %55’ini alan yabancı sermaye grubu (başlangıçta Lübnanlı Hariri şirketinin Oger’i idi, ancak şu anda Suudi Telekom’a geçmiş durumdadır) aslında halkın olan bu arsaları satarak haksız kazanç elde etmektedir.
Ayrıca, Türk Telekom 2005 yılında 21 yıllığına özelleştirilmiştir. Bu nedenle yaklaşık 15 yıl sonra geri alınması gereken kurumun arsalarının yangından mal kaçırır gibi satılması da ayrı bir tartışma konusudur.
Umarım yetkili kurumlar konu ile ilgili suç duyurularını en kısa zamanda değerlendirir ve aslında halka ait olan bu arsaların tekrar kamuya iadesi yönünde bir girişimde bulunurlar...
Zeki YURTTAŞ Elektrik Mühendisi
11.05.2011-hürriyet
Öncelikle, İmar Kanununda değişiklik yapmayarak bir arsanın da olsa satışını engelleyen Anamur Belediyesine, soyadına uygun bir yurttaşlık görevi sergileyen Zeki YURTTAŞ’a ve Sayın YURTTAŞ’ın mektubunu yayınlayan Yalçın BAYER’e teşekkür ediyor, aynı duyarlı tavrı; üyelerimizden, Türk Telekom’un (eski/mevcut) çalışanlarından da bekliyoruz.
|