BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUNBABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Tarih: 2013-06-15

Yönetim Kurulumuz, Ülkemiz de son günlerde artarak devam eden gerginliklere, yaÅŸanılan tüm olumsuzluklara, baskılara raÄŸmen üyelerimiz, dost ve arkadaÅŸlarımız ile Milletimize hizmetten baÅŸka hiç bir kusuru olmayan evlerinden uzakta, sıkıntı da bulunan tüm babaların, babalarından vefat edenlere Allah’tan rahmet, kalanlara uzun ömürler diler.

Ayrıca herkesin Babalar gününüzü kutluyor, büyük Atatürk’ün gösterdiÄŸi yolda saÄŸlıklı, eÄŸitimli, insanlarını ve ülkelerini seven, onları incitmeyen, ülkemiz için bizlerin baÅŸaramadıklarını gerçekleÅŸtirecek, hedeflerine ulaÅŸacak evlatlar yetiÅŸtireceÄŸinize inanıyoruz.

Denetim Kurulu BaÅŸkanımız Sayın Fazlı KÖKSAL’ın babalar gününde hissiyatını dile getirdiÄŸi, çok beÄŸenerek okuyacağınıza, az yada çok kendinizden mutlaka bir bölüm bulacağınıza inandığımız güzel yazısını sunuyoruz.

 

BEN BABAMI NE ÇOK SEVDİĞİMİ ONU KAYBEDİNCE ANLADIM


Fazlı KÖKSAL



Can Yücel "BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM" ÅŸiirini "Hayatta ben en çok babamı sevdim." diye bitirir.

Ben de hayatta en çok babamı sevdim. 
Can Yücel'in babası Hasan Ali Yücel gibi Bakan deÄŸildi..
Ama rahmetli adam gibi adamdı… 
Benim babamın gözleri de çok güzeldi.. 
Yalnız gözleri mi? 
YüreÄŸinin güzelliÄŸine ne demeli? 
Ben de Can Yücel gibi Tifo’ya yakalanmışım küçükken… 
Babam, bana ilaç alabilmek için, 2 gün önce diktirdiÄŸi elbisesini satmış mecburiyetten.. 
O’nun babası TeftiÅŸe gidermiÅŸ, benim babam ekmek peÅŸinden gurbete.. 
50 yıldır ilk kez babasız geçirdiÄŸim bu babalar gününde, Can Yücel’in ÅŸiirini okurken, hıçkırıklar düÄŸümleniyor boÄŸazıma…
O’nu ne çok sevdiÄŸimi, 
Ve en çok O’nu sevdiÄŸimi daha iyi anlıyorum..

Babam, Malmüdürü Fazlı Bey’in 11 çocuÄŸundan 3.sü olarak dünyaya gelmiÅŸ. Sanat Okulunun bitirmiÅŸ ve çalışmaya baÅŸlamış. BaÅŸlayış o baÅŸlayış.. Ölene kadar ara vermeden çalıştı.. Yıllarca mobilyacılık yaptı. Daha iyi bir hayat için, hafta tatillerinde boÅŸ zamanlarında da, Çalıştı, çalıştı….

Sinema MakinistliÄŸi, Garsonluk, Ressamlık, Ciltçilik, Halı DesinatörlüÄŸü, Oymacılık, Sedef Kakmacılığı, Mobilyacılığa ek olarak Yaptığı iÅŸlerden bazıları… Hatta bir kaç heykel de yaptı, Zengin villalarındaki havuzbaÅŸları için… Yani 5 parmağında 5 marifet vardı…

1967 yılı Eylülünde, İzmir Fuarındaki ABD pavyonunda Bir kuluçka makinesi görür, İnceler, inceler.. Ve ben bunu yaparım der… Gerçekten de yapar… 3000 kapasiteli bir kuluçka makinesi projelendirir. Motoru hariç tüm aksamını kendisi üretir.. Mobilyacı Erdem Usta, Artık Tavukçu Erdem Usta olmuÅŸtur…

Talas’taki bahçesine, Ziraat Fakültelerinden aldığı projelere uygun iki kümes yapar, Artık,Veteriner ve Ziraat Fakültelerinden edindiÄŸi kitapları okumaktadır gece gündüz, Bu fakültelerin hocaları ile yazışır… Takıldıklarını sorar… Zamanla deneyimlerini, bazı Tarım Dergilerine yazmaya baÅŸlar.. Birkaç kuluçka makinesi daha imal eder, satar…

Artık Tavukçuluk konusunda da uzman olmuÅŸtur.. Yeni çıkan civcivlerin cinsiyetlerin ayırt edebilmekte, Yumurtalık yolunda yumurtaları kırılan, Kursağındaki otlar birbirine düÄŸümlendiÄŸi için sindirim yapamayan Tavukları ameliyat etmektedir.

Babamın TavukçuluÄŸa baÅŸlaması, Aynı zamanda, kendisinde Zaten var olan Çevre duyarlılığının ve hayvan sevgisinin de Zirveye taşınmasıdır…

Onlarca köpeÄŸi oldu... Boncuk, SarıbaÅŸ, Aslan, Kara, Mazlum, Kirli……(Babam, Arapları hiç ama hiç sevmezdi, ama hiç bir köpeÄŸine Arap demek aklına gelmedi..)

Ve Kediler: Tekir, Nazlı, Pamuk, Vanlı………..

Ayrıca; Ada tavÅŸanları, Hindiler, Kazlar, Koyunlar, Keçiler ve bir EÅŸek... Yüzlerce Kanarya, Güvercinler, Saka kuÅŸları, Floryalar, Muhabbet KuÅŸları, Hatta bir Tavus KuÅŸu

“Hayvan sevmeyen insan sevemez”, “Sorumluluk verilecek her yöneticinin hayvan sevgisini test etmek gerekir.” Derdi. EÅŸ dost, yaralanmış kuÅŸları, sahipsiz-bakımsız hasta köpekleri babama getirirdi. Babam onları tedavi eder, iyileÅŸtikten sonra kuÅŸları doÄŸaya salar. Köpek ve ve kedilere sahip bulurdu. Yaralı bir atmacayı ve hasta bir tilki yavrusunu tedavi edip doÄŸaya saldığını hatırlıyorum. Suratı asıksa, üzüntülüyse bilirdik ki; ya bir hayvanı hastalanmıştır, ya bir aşısı tutmamış, ya bir aÄŸacın dalı kırılmıştır.

Sanırım diktiÄŸi aÄŸaç sayısı 1000’i aşıladığı aÄŸaç sayısı 5000’i geçmiÅŸtir. Aşı yapmayı öÄŸrettiÄŸi kiÅŸi sayısı yüzün üzerindedir. Kayseri-Talas’taki 1000 metre karelik bahçemizde olmayan meyve aÄŸacı yok gibidir: Ceviz, ayva, elma, armut, kiraz, viÅŸne, kayısı, ÅŸeftali, erik, kızılcık, dut, ahu dudu... AÄŸaçların altında da; salatalık, fasulye, nohut, ayçiçeÄŸi, mısır, domates, kabak, patates,çilek, patlıcan, biber, acur vs. ÜrettiÄŸi meyve ve sebzeleri eÅŸe dosta ikram etmekten büyük zevk alırdı. Ama kendisi ve çok güvendiÄŸi birkaç arkadaşı dışında kimsenin bahçeye girmesine izin vermezdi. Hele bahçecilik deneyimi olmayanların bahçesine girmesi onu delirtirdi. O zaman kalp kırmaktan çekinmezdi.

Ve çiçekler... Kayseri’deki evimizde de, Talas’taki bahçemizde de yüzlerce saksı çiçek vardır. Ayrıca bahçe çiçekleri. En büyük zevklerinden birisi, çiçek yetiÅŸtirip eÅŸe-dosta dağıtmaktı... ÇeÅŸit çeÅŸit kaktüsler, güller, menekÅŸeler, begonyalar, orkideler, fatunyalar, aslan ağızları, zambaklar, sümbüller, leylaklar, hanımelleri, sarmaşıklar... Yurtdışına giden akrabalarımızdan çiçek tohumları getirmelerini isterdi. Hollanda’dan lale soÄŸanı, dikensiz gül getirtmiÅŸti. Çiçeklere aşı da yapardı. Bir kaktüse farklı 5-6 kaktüs çeÅŸidini aşıladığını hatırlıyorum. Yine yaptığı aşılarla tek bir kökte 5-6 farklı renkte gül yetiÅŸtirmiÅŸti.

Her yıl ürettiÄŸi, Patlıcan, Kayısı, Gül, Zambak, Åžeftali, Kiraz, ViÅŸne, Çilek, Kabak ve Ahu Dudu’dan reçeller; Erik, Kayısı, Dut ve Üzüm’den pestiller; Salatalık, Biber, Domates ve Acur’dan turÅŸular yapar; Kayısı, Erik, Elma, Armut ve Dut kuruturdu.

Bizi ; Türklük, Türkiye ve Atatürk sevgisiyle büyüttü… Ülke için çalışmayı, hak yememeyi, doÄŸruluktan ayrılmamayı öÄŸretti… ÇocukluÄŸumda, bana Namık Kemal’in Ziya Gökalp’in, Atsız’ın ÅŸiirlerini okurdu… 1950’li yıllarda BoÄŸazlıyan’da“Kemal Bey Spor Kulübü”nün kurucularından olan Babamdan, BoÄŸazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’i ve Onun kahpece nasıl ÅŸehit edildiÄŸini öÄŸrendim.. Bir Sanatkar, bir çevreci,bir hayırsever ve bir vatanseverdi… Kısacası Adam Gibi Adamdı…

Bu babalar gününde, 21 Mayıs 2006 tarihinde kaybettiÄŸim babamı anlatmak amacıyla 2006 Babalar gününde kaleme aldığım yazımı sizlerle paylaÅŸarak, O’nun ÅŸahsında, hepsi bir deÄŸer olan tüm babaları anmak istedim.. Vefat eden babalara rahmet, yaÅŸayanlara uzun ömürler diliyorum… Babalar gününüz kutlu olsun…

Bu Haber 2784 defa okunmuÅŸtur.
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLS
ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
İFTARA DAVET
SİTEMİZE KİM SALDIRDI
TTSSYV´NA AÇIK MEKTUP
İYİ Kİ KATILMIŞIM DEDİRTEN
NAŞİDE GÖKBUDAK KONUĞUMUZ
KUTLU OLSUN....
ŞİİRDE BULUŞALIM
MESLEK HARİTASI ÇALIŞTAYINA K
NAŞİDE GÖKBUDAK KONUĞUMUZ OL
UNUTULMAZ BİR GÜN
8. KİTAP GÜNÜMÜZÜN KONUŞMA
KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUNâ
BYS´DEN ALACAKLI OLABİLİRSİN
KADIN ve EDEBİYATI TARTIŞACAĞ
BAŞKANIMIZIN YENİ YIL MESAJI
2018´İN İLK KİTAP GÜNÜ 6 O
TELGRAFÇI HAMDİ´Yİ ANIYORUZ
MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSU
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!