Bu yazıya, “Sermaye Medya İliÅŸkileri” diye de baÅŸlık atabilirdik,
“Sermayenin Gücü” baÅŸlığını da seçebilirdik,
“Medyanın Fiyatı= Reklam” da uygun baÅŸlık olabilirdi,
Ama konu ağırlıklı olarak Türk Telekom Medya iliÅŸkileri olunca, bu baÅŸlığı seçtik…
Bu yazıyı kaleme almamıza iki olay neden oldu;
Birinci olay
Hafta sonu bir Gazeteci arkadaÅŸla beraberdik… Türk Telekom’un Antalya’da düzenlenen tanıtım toplantısını anlattı;
“Türk Telekom; Türk Telekom-Avea-TTNet ve diÄŸer 5 ÅŸirketini birleÅŸtirmesini ve yeni logosunu tanıtacağı Antalya’daki toplantıya, 150 BiliÅŸim ve Ekonomi muhabirini davet etti… Aralarında ben de vardım… Kiralanan bir yolcu uçağı ile İstanbul’dan hareket ettik… Telekom’un showu uçakta baÅŸladı… Özel olarak hazırlanmış yemekler, Telekom’un yeni logosundaki renkleri taşıyan üçgen kaplarda sunuldu…
Antalya Havaalanından, Regnum Carya Otel’e nakledildik. Otel diÄŸer 5 yıldızlı otellerden çok farklı ve güzel bir otel… Otele, helikopterle gelenler de oldu.
Otele yerleÅŸir yerleÅŸmez hangi etkinliÄŸe katılmak istediÄŸimiz soruldu. İlginç etkinliklerdi doÄŸrusu; Ebru Åžallı ile plates, Turabi ile macera, Rıdvan Dilmen ile futbol sohbeti, Golf kursu, Aspendos gezisi vs.. Birkaç etkinlik daha vardı ama ÅŸu anda aklıma gelmiyor… Etkinliklere katıldıktan sonra AkÅŸam yemeÄŸine geçtik… Menü, tanıtımın ana teması olan fiberi hatırlatması için lifli yiyeceklerden oluÅŸuyordu… Ana menü Dana Yanağı idi… CNN Türk’de “Arda’nın Mutfağı” programını sunan Arda Türkmen Yemeklerin yapımına, sunumuna nezaret etti, yemekleri tanıttı….
Yemekten sonra eÄŸlenceler baÅŸladı… Ayhan SicimoÄŸlu’nun Konserini Hadise’nin konseri izledi…
Sabah kahvaltısından sonra Basın Toplantısının yapılacağı salona girdik… Türk Telekom Ceo’su Rami Aslan merdivelerden müzik eÅŸliÄŸinde yürüyerek sahneye çıktı… GiyiÅŸinden hareketlerine tam bir Steve Jobs taklidi idi… Kot Pantolon, kravatsız gömlek ve ceket… Sahnenin başından sonuna defalarca yürüyerek ışık gösterisi altında sunumunu bitirdi… Sahneye çıktığı gibi merdivenlerden ışık gösterisi altından inerek sahneden ayrıldı…
Birkaçımız, cılız seslerle soru soracaktık desek de dikkate alınmadı… Hiçbir sorumuza cevap alamadık…
Toplantı bitiminde hepimize birer akıllı telefon bir ay limitsiz kullanımlı sim kartıyla birlikte hediye edildi…
Ertesi gün yine uçakla İstanbul’a döndük…
Bu toplantıda dikkatimi çeken bir ÅŸey de, davetlilerin bir kısmının yıllardır fiilen gazetecilik yapmaması oldu. Demek ki, Türk Telekom’un ilgili birimi fiilen gazetecilik yapanları bile doÄŸru dürüst takip edemiyor.”
“Bu olayı hiçbir yayın organında okumadık. Neden kimse yazmadı?” Åžeklindeki sorumuzu muhatabımız, “Mümkün mü? Sonuçta basın yayın kuruluÅŸları reklamla yaşıyor. En büyük reklam veren de Türk Telekom. Hiçbir yayın kuruluÅŸu Türk Telekom karşısına almak istemez. Muhabir bir dahaki toplantıya davet edilmeyeceÄŸi için yazmaz. Muhabir yazsa yayın organı yayınlamaz”
Türk Telekom’un en büyük reklam veren olması nedeniyle aleyhinde hiç haber yayınlanmadığını biz de defalarca dile getirmiÅŸtik. Sorunu ve nedenini biliyorduk. Ama konuyu bir kez de, bir gazeteciye teyid ettirdik.
İkinci Olay
DerneÄŸimizin sitesinde, Türk Telekom’un yeniden yapılanması ve logosu üzerine eleÅŸtirilerimizi içeren T.TELEKOM’UN YAPILANMASI VE LOGOSU baÅŸlıklı bir yazı yayınlamıştık.
Eskiden önemli bir yayın organının yöneticiliÄŸini yapmış, ÅŸu anda küçük bir Ulusal Gazetenin sahipliÄŸini ve Genel Yayın YönetmeliÄŸini yürüten bir gazeteci tanıdığımız, Türk Telekom’un yeniden yapılanması hakkındaki düÅŸüncelerimizi içeren bir açıklama gönderirsek yayınlayabileceÄŸini söyledi. Bunun üzerine T.TELEKOM’UN YAPILANMASI VE LOGOSU baÅŸlıklı yazımızı kendisine gönderdik.
İki gün sonra o gazeteciden iki e-posta düÅŸtü, e-posta adresimize;
Birincisi derneÄŸimize muhataptı ve aynen ÅŸöyle yazıyordu;
Bu harika bir metin ve birleÅŸmenin durdurulması için İdare Mahkemesine de dava açarsanız daha da güzel olur
Selam ve Sevgiler
……… ….. Gazetesi
Genel Yayın Koordinatörü
İkincı e-posta bir Türk Telekom üst düzey yöneticisineydi, yanlışlık Cevapla tuÅŸuna basılarak bizim açıklamamızın üzerine yazıldığı için e-posta yanlışlıkla bize de ve metin çok ilginçtİ;
Sayın …..,
Telekomcular DerneÄŸi Türk Telekom - TTNET ve AVEA'nın birleÅŸmesi için çok sert bir açıklama yaparak yasalara aykırı olduÄŸundan söz etti.
Ben bu haberi yayınlamadım.
Ancak Türk Telekom tüm gazetelere tam sayfa reklam vermesine raÄŸmen, sürekli Türk Telekom, Avea ve TTnet Basın açıklamalarını haber yapan ……….. Gazetesine tek bir satır reklam/ilan vermedi.
Sayın ……,
Size baÄŸlı mı deÄŸil mi bilmiyorum ama beni …….. yıllardan beri iyi tanırsınız.
Sizden rica ediyorum. ……… Gazetesine de Türk Telekom Reklamlarının gönderilmesi için yardım eder misiniz?
Selam ve Sevgiler
……… ….. Gazetesi
Genel Yayın Koordinatörü
Bu e-postaları okuyunca üzüldük. Kendimiz kullanılmış hissettik…
Oysa, bu gazeteci dost bildiÄŸimiz bir kiÅŸiydi…
Yazık…
Özetle İki olayla medyamızın hal-i pür melali…
Demek ki, “Basın ahlak ve ilkeleri” gazetelerin künyesinde yer almaktan baÅŸka bir anlam ifade etmiyormuÅŸ…
Aslolan reklam geliri imiÅŸ…
Biliyoruz ki, medyamızın bu tutumu yalnızca ekonomi haberleri ile sınırlı deÄŸil… Spor da da, sanatta da, siyasette de farklı argümanlarla da olsa bir çıkar iliÅŸkisi söz konusu…
Ne dersiniz?
Siz bu medyada yazılanlara inanabilir misiniz?
Reklam-Sermaye kıskacı arasında omurgası kırılmış medyada yayınlanan haber ve yorumları ne kadar inandırıcı bulabilirsiniz?
Birinci olay nedeniyle Türk Telekom’u kınamıyoruz… Türk Telekom, biraz abartılı da olsa oyunu kapitalizmin kurallarına göre oynuyor
Bu olayı dinlerken, Türk Telekom’un Kamunun elindeyken karşılaşılan güçlükleri hatırladık…
MüÅŸteri temsilcisine kartvizit bastırdığı için soruÅŸturma geçiren il müdürleri,
Televizyonlara reklam yayınladıkları için aylarca süren soruÅŸturmalara muhatap olan Pazarlama Dairesi yöneticileri,
Telefon sözleÅŸmesi imzalamak için hasta ve yaÅŸlıların evlerine gönderilmek için araç tahsis edilmesi emrini yayınladıkları için soruÅŸturma açılan yetkililer,
Aklımıza geldi…
Acaba bunların müsebbibleri bu haberi okuyunca utanmışlar mıdır diye düÅŸündük…
|