NAFTALİN KOKULU BİR YAZINAFTALİN KOKULU BİR YAZI

Tarih: 2014-02-22

Yılmaz ÖZDİL'in eski bir sandıktan çıkan, naftalin kokulu bir evrakı okumanın mutluluÄŸunu-heyecanını hissettiren çok güzel yazısını, konu da  internet olunca sizlerle paylaÅŸmadan edemedik... 

İNTERNET...
20/2/2014-YILMAZ ÖZDİL...

 

DeÄŸerli gençler...
*
Develer tellal, pireler berber iken, Samsun cigarasının içinden odun çıktığı günlerde... İstanbul’la Ankara arasında alo diyebilmek için santrala yazdırıp altı saat beklediÄŸimiz, cep telefonunun sadece Kaptan Kirk tarafından kullanıldığı, sokaklarda ayı oynatıldığı, kalantorların anca 124’e bindiÄŸi, Anadol’un inekler tarafından yenildiÄŸine inanılan, salça sürülmüÅŸ ekmek dilimi dönemlerinde... Mutfak zeminlerinin muÅŸamba kaplandığı, tencere kalaylattığımız, arapsabunu kokulu zamanlarda...
*
Avaramu’yu ezberleyen kızlar Raj Kapoor’a hastayken, Ömer henüz turist bile deÄŸilken, Vahi Öz’e güldüÄŸümüz, zavallı AyÅŸecik’in zengin babasından habersiz, kötü kalpli üvey anne yanında çileler çektiÄŸi, n’ayır n’olamazlı yıllarda... Mesut Bahtiyar’dan ÅŸarkılar dinlediÄŸimiz, Cem Karaca’nın İzmir fuarını zangır zangır salladığı, Özay Gönlüm’ün yaren’ini tıngırdattığı, yerli Elvis Erol Büyükburç’la kalipso kralı Metin Ersoy’un gazinoları inim inim inlettiÄŸi, Cemal Kamacı’nın kroÅŸe patlattığı, Metin Oktay’ın aÄŸları deldiÄŸi, Neil Armstrong ay’a falan ayak basmadı, hepsi Hollywood tezgâhı diye iddiaya girilen, kasetleri acayip kapışılan Arif Susam’ın oo-ooo Recep bey de burdaymış diyerek sintizayzır çaldığı günlerde, Ümit Besen’in masasının ayağı kırık, pantolonların paçası bol, Kastelli bankerken...
*
Muavinli dolmuÅŸçuların Orhancı-Ferdici diye birbirini solladığı arabesk sabahların, Barış Manço’nun lambaya püf dediÄŸi elektrik kesintili akÅŸamlarında, mum ışığının gölgesinde parmaklarımızı eÄŸip bükerek duvarda tavÅŸan yaptığımız, yün fanilaları soba askısında kuruttuÄŸumuz, Killing okuduÄŸumuz, baÅŸka eÄŸlencemiz olmadığı için radyoda arkası yarın’lara kulak kesildiÄŸimiz, ki, uyarlayan Çetin KöroÄŸlu, efekt ErtuÄŸrul İmer’dir, ayıptır söylemesi Arzu Okay’ın rüyalarımıza girdiÄŸi, tak fiÅŸi bitir iÅŸi gecelerinde... Martin Luther King yaÅŸarken, Sadun Boro’nun kısmet’iyle dünya turuna çıkmasına heyecanlanıp, Avanak Avni’yle tanıştığımız, Zübük’ün kaleme alındığı, sutyen’in bile nerdeyse porno kabul edildiÄŸi, Altan Erbulak’ın muhteÅŸem sarışın yavrular, esmer bombalar çizdiÄŸi, Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrumlu süngerci zannedildiÄŸi, otomobillerin arkasına bugün bile hâlâ ne manaya geldiÄŸini bilmediÄŸim STP’lerin yapıştırıldığı, ÅŸehirlerarası otobüslerde sigara içildiÄŸi, damalı taksiler çağında...
*
Keban bile yokken, İbrahim Tatlıses demirciyken, nüfus 40 milyon, Hababam öÄŸrencileri ilkokuldayken, tırışkadan tayyare MTA Sismik-1 Hora’nın uzay mekiÄŸi muamelesi gördüÄŸü teknoloji fukaralığında... Turnike atmayı Beyaz Gölge’den öÄŸrendiÄŸimiz, Doktor Richard Kimble babamızın oÄŸluymuÅŸ gibi, ÅŸerefsiz Falconetti’ye küfür ettiÄŸimiz, polisimizi Komiser Colombo, hukukumuzu Avukat Petroçelli’den ibaret sandığımız, kapı gibi adam McMillan’ın aids’ten ölene kadar eÅŸcinsel olduÄŸunu bilmediÄŸimiz hayal kırıklıklarında... Kunta Kinte gibi zenci olmadığı halde, Isaura’nın neden köle olduÄŸunu anlayamadığımız, yamuÄŸunu gördüÄŸümüz arkadaÅŸlarımıza n’aber lan Ceyar diye seslendiÄŸimiz, saat kurup, sabahın kör karanlığında kalkarak, uykulu gözlerle Muhammed Ali’nin maçını seyrettiÄŸimiz, onunla birlikte kelebek gibi uçup arı gibi soktuÄŸumuz masum tiryakiliklerde...
*
İstanbul’da basılan gazetelerin, bırak tee Diyarbakır’ı, ÅŸuracıktaki Bursa’ya bile anca ertesi gün ulaÅŸabildiÄŸi, sadece TRT’nin var olduÄŸu, dansözün yılbaşında bile çıkamadığı, haberleri Jülide Gülizar’ın Zafer Cilasun’un okuduÄŸu, bizim ahali akıl edemez diye düÅŸündüklerinden olsa gerek, televizyonunuzu kapatmayı unutmayın diye uyarı yazısı koydukları, necefli maÅŸrapa zavallılığında...
*
Çamaşır makineleri merdaneli, Haile Selasiye HabeÅŸistan imparatoruyken... Gerçeklerin üstünü örtmek, duyulmasını engellemek, belki mümkündü. Bugün, imkânsızdır. Dünyanın algılanamadığının, kavranamadığının kanıtıdır. İnternetin yasayla engellenebileceÄŸini düÅŸünmek... Komiktir.
*
Bakın mesela, Abdullah Gül internet yasağını onayladığını bile internetten duyurdu!
Olsa olsa fıkra olur.
*
Ve, dönüp bakıyoruz geriye...
Wi-fi’larımız, iPad’lerimiz, akıllı telefonlarımız, çanak antenlerimiz yoktu ama, daha mutluyduk galiba.
*
Çünkü, iktidar yalakası gazeteciler her zaman vardı ama, hiç olmazsa birazcık yontulmamışlara köÅŸe verilmiyordu. Halkın bilgilenme ihtiyacı’nın yasaklanabileceÄŸini zanneden odun’lar sadece cigaradan çıkıyordu.

Bu Haber 3530 defa okunmuÅŸtur.
ERDOĞAN GÜMÜŞ YAZDI: PTT PUL
BİR TELGRAFIN DÜŞÜNDÜRDÜKL
HAYALİ CİHAN DEĞER
BALKANLARDA BİR AŞK HİKAYESİ
1990´LI YILLARDA BATMAN&ac
ADANA, ÇEKİL ARADAN
NUTUK´TA TELGRAF VE TELGRAFÇIL
TEKNOLOJİ TARİHİNDEN EN ÖNEM
POSTA VE TELEKOMÜNİKASYONDA İ
ANTALYA TELGRAFHANESİ GERÇEÄžÄ
NOSTALJİ; PTT SPOR KULÜBÜ
PTT TARİHİNİN İLK BÜYÜK YO
KUTLUCA (KUŞÇALI) TELGRAFHANES
POSTANE İŞGALLERİ III
POSTANE İŞGALLERİ (2)
POSTANE İŞGALLERİ (I)
FOTOĞRAFLARLA NOSTALJİ
İZMİR TELEFON ŞİRKETİNİN D
İZ BIRAKAN PTT’CİLER 4: ORH
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞR
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!