BİLİŞİM SUÇLARIBİLİŞİM SUÇLARI

Tarih: 2008-04-14

BİLİŞİM AÄžI HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİ VE BİLİŞİM SUÇLARI HAKKINDA KANUN TASARISI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik saÄŸlayıcı, yer saÄŸlayıcı, eriÅŸim saÄŸlayıcı, ortam saÄŸlayıcı ve toplu kullanım saÄŸlayıcıların sorumlulukları ile biliÅŸim sistemi veya biliÅŸim ağı kullanılarak iÅŸlenen suçları, bu suçların soruÅŸturulması ve kovuÅŸturulmasına iliÅŸkin esas ve usûlleri düzenlemektir. Tanımlar MADDE 2 - (1) Bu Kanunda geçen; a) Bilgi : Verilerin anlam kazanmış biçimini, b) Bilgisayar : BelleÄŸindeki programa uygun olarak aritmetik ve mantıksal iÅŸlemleri yapabilen, karar verebilen, yürüteceÄŸi programı ve iÅŸleyeceÄŸi verileri ezberinde tutabilen, çevresiyle etkileÅŸimde bulunabilen araçları, c) BiliÅŸim ağı : En az iki biliÅŸim sistemi arasında veya bir bilgisayar ile bir çevre birimi arasında veri iletiÅŸimini ve karşılıklı etkileÅŸimi her türlü iletiÅŸim tekniÄŸi ile saÄŸlayan ortamı, ç) BiliÅŸim ortamı : BiliÅŸim sistemi ve biliÅŸim ağından oluÅŸan toplam ortamı, d) BiliÅŸim sistemi : Bilgisayar, çevre birimleri, iletiÅŸim altyapısı ve programlardan oluÅŸan veri iÅŸleme, saklama ve iletmeye yönelik sistemi, e) Çevre birimler : Bilgisayara baÄŸlanabilen, veri saklayıcılarını, veri giriÅŸ araçlarını, veri çıkış araçlarını ve veri giriÅŸ çıkış araçlarını, f) Elektronik mühür : Bir biliÅŸim sisteminde bulunan veri ve programların, bilinen ve kabul edilen algoritmalar kullanılarak zaman, bütünlük ve doÄŸruluÄŸunun saÄŸlanması iÅŸlemini, g) EriÅŸim : Bir biliÅŸim sistemine baÄŸlanarak kullanım olanağı kazanılmasını, ÄŸ) EriÅŸim saÄŸlayıcı : Kullanıcılarına herkese açık biliÅŸim ağına eriÅŸim olanağı saÄŸlayan her türlü gerçek veya tüzel kiÅŸileri, h) İçerik saÄŸlayıcı : BiliÅŸim ağı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, deÄŸiÅŸtiren ve saÄŸlayan gerçek veya tüzel kiÅŸileri, ı) İzleme: BiliÅŸim ağındaki verilere etki etmeksizin verilerin gizliliÄŸinin ihlal edilmesini, i) Kurum: Telekomünikasyon Kurumunu, j) Ortam saÄŸlayıcı : BiliÅŸim ağı üzerinde, herkese açık olarak kullanıcılarına yardım, bilgilendirme, danışma veya benzer türde hizmet sunanları, k) Program : Bilgisayardan beklenen hizmetleri belirleyen buyruk ya da deyimler kümesini, l) Trafik bilgisi : BiliÅŸim ağı üzerinden gerçekleÅŸtirilen her türlü eriÅŸime iliÅŸkin olarak taraflar, zaman, süre, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve baÄŸlantı noktaları gibi deÄŸerleri, m) Toplu kullanım saÄŸlayıcı : KiÅŸilere belli bir yerde ve belli bir süre biliÅŸim ağını kullanım olanağını saÄŸlayanı, n) Veri : Bilgisayar tarafından üzerinde iÅŸlem yapılabilen her türlü deÄŸeri, o) İstenmeyen ileti: Gönderenine ulaşılamayan ve bu nedenle engellenemeyen veya kiÅŸinin istemediÄŸini açıkça beyan etmesine raÄŸmen gönderilmeye devam edilen iletiyi. ö) Yer saÄŸlayıcı : Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri saÄŸlayan veya iÅŸleten gerçek veya tüzel kiÅŸileri, İfade eder. İKİNCİ BÖLÜM Sorumluluklar, Yükümlülükler ve Denetim Bilgiye eriÅŸim ve ifade özgürlüğü MADDE 3- (1) KiÅŸilerin bilgiye eriÅŸim ve ifade özgürlüğü esastır. Bu özgürlükler ancak kanunlarda belirtilen hâllerde sınırlandırılabilir. Serbestlik ilkesi MADDE 4- (1) BiliÅŸim ağı hizmetlerine iliÅŸkin faaliyetler serbesttir. Bu faaliyetlere baÅŸlama, yürütme ve sona erdirme, izne veya baÅŸka bir koÅŸula baÄŸlı deÄŸildir. (2) DiÄŸer kanun hükümleri saklıdır. Genel bilgilendirme yükümlülüğü MADDE 5- (1) Yer ve eriÅŸim saÄŸlayıcılar aÅŸağıdaki bilgileri biliÅŸim ağı üzerinde kendi içeriklerinde, kullanıcıların kolayca eriÅŸebilecekleri ÅŸekilde bulundurmakla yükümlüdür: a) Gerçek kiÅŸi ise adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tüzel kiÅŸi ise unvanı, vergi kimlik numarası veya sicil numarası, b) YerleÅŸim adresi, c) Elektronik iletiÅŸim adresi, ç) SunduÄŸu hizmet bir merciin iznine veya denetimine tabi bir faaliyet çerçevesinde sunuluyor ise yetkili denetim merciine iliÅŸkin bilgiler. (2) Yer ve eriÅŸim saÄŸlayıcılar biliÅŸim ağı üzerinde, yukarıda sayılan bilgileri kapsayan bir içeriÄŸi bulundurmak zorundadırlar. Özel bilgilendirme yükümlülüğü MADDE 6- (1) İçerik saÄŸlayıcı, içeriÄŸin bir mal veya hizmetin satımına yönelik olması halinde aÅŸağıdaki bilgileri kendi içeriklerinde, kullanıcıların kolayca eriÅŸebilecekleri ÅŸekilde hazır bulundurmakla yükümlüdür: a) Gerçek kiÅŸi ise adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tüzel kiÅŸi ise unvanı, vergi kimlik numarası veya sicil numarası, b) YerleÅŸim adresi, c) Elektronik iletiÅŸim adresi, ç) İçerik saÄŸlayıcı baÅŸka bir ülkede yerleÅŸik ise temsilcisinin kimlik, yerleÅŸim adresi ve diÄŸer iletiÅŸim bilgileri, d) Mal veya hizmetlerin bedeli, vergi ve diÄŸer bütün masrafların bedele dahil olup olmadığı, e) İcap ve fiyatların geçerlilik süresi, f) SözleÅŸme kurulması halinde sözleÅŸmeden cayma ve fesih hakkı ile ilgili bilgiler, g) Mal ya da hizmetlerin ayıplı çıkması halinde ayıp ihbarının nasıl yapılacağı, ÄŸ) Sunulan hizmet bir merciin iznine veya denetimine tabi bir faaliyet çerçevesinde gerçekleÅŸtiriliyorsa ise yetkili denetim merciine iliÅŸkin bilgiler, h) Tanıtım ve reklam amacıyla gönderilen iletilerde, kiÅŸinin iletiyi almak istemediÄŸi taktirde izleyeceÄŸi yola ve seçeneklere iliÅŸkin bilgiler. (2) İçerik saÄŸlayıcı, kendisi ile iletiÅŸim kuran kimselerin bilgilerini gizli tutmakla yükümlüdür. Bu bilgileri, bu kimselerin açık onayı olmaksızın kaydedemez, üçüncü kiÅŸilere iletemez ve baÅŸka amaçlarla kullanamaz. İçerik saÄŸlayıcının sorumlulukları MADDE 7- (1) İçerik saÄŸlayıcı, biliÅŸim ağı üzerinde kullanıma sunduÄŸu her türlü içerikten sorumludur. (2) İçerik saÄŸlayıcı, baÄŸlantı saÄŸladığı baÅŸkasına ait içerikten sorumlu deÄŸildir. Ancak, sunuÅŸ biçiminden, baÄŸlantı saÄŸladığı içeriÄŸi benimsediÄŸi ve kullanıcının söz konusu içeriÄŸe ulaÅŸmasını amaçladığı açıkça belli ise, genel hükümlere göre sorumludur. Yer saÄŸlayıcının yükümlülükleri MADDE 8 - (1) Yer saÄŸlayıcı, yer saÄŸladığı içeriÄŸi kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araÅŸtırmakla yükümlü deÄŸildir. (2) Yer saÄŸlayıcı, yer saÄŸladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluÄŸu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 13 üncü ve 29 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi ve engelleme yeteneÄŸi bulunması durumunda hukuka aykırı içeriÄŸe eriÅŸimi engellemek zorundadır. (3) Yer saÄŸlayıcı hizmet verdikleri içerik ve ortam saÄŸlayıcılara iliÅŸkin bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen bilgileri saÄŸlamak ve bulundurmakla yükümlüdür. EriÅŸim saÄŸlayıcının yükümlülükleri MADDE 9- (1) EriÅŸim saÄŸlayıcı: a) Herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi hâlinde ve engelleme yeteneÄŸi bulunması durumunda yayından çıkarmak ve eriÅŸimi engellemekle, b) SaÄŸladığı hizmetlere iliÅŸkin, yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doÄŸruluÄŸunu, bütünlüğünü ve gizliliÄŸini saÄŸlamakla, c) Faaliyetine son vereceÄŸi tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma ve içerik saÄŸlayıcılarına ve müşterilerine bildirmekle ve trafik bilgilerine iliÅŸkin kayıtları yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak Kuruma teslim etmekle, ç) Hizmet verdikleri içerik ve ortam saÄŸlayıcılara iliÅŸkin bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen bilgileri saÄŸlamak ve bulundurmakla, Yükümlüdür. (2) EriÅŸim saÄŸlayıcı, kendisi tarafından nakledilen bilgileri kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığı konusunda araÅŸtırma yapmakla yükümlü deÄŸildir. Ortam saÄŸlayıcının yükümlülükleri MADDE 10 - (1) Ortam saÄŸlayıcı, saÄŸladığı ortamda yer alan hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluÄŸu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 13 üncü ve 29 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi ve engelleme yeteneÄŸi bulunması durumunda hukuka aykırı içeriÄŸi kaldırmakla yükümlüdür. Bilgilerin korunması MADDE 11 - (1) EriÅŸim saÄŸlayıcı: a) İçerik saÄŸlayıcılarından ve müşterilerinden, kanunlarda ve yönetmelikte belirtilen gerekli bilgiler hariç, bilgi talep edemez ve bu bilgileri kiÅŸinin rızası dışında elde edemez. b) İletiÅŸimine aracılık ettiÄŸi içeriklerin bütünlüğünü ve gizliliÄŸini saÄŸlamakla sorumludur. c) VerdiÄŸi hizmeti kullananlara iliÅŸkin bilgileri, baÅŸkalarının elde etmesini, yönetmelikte belirlenecek esas ve usullere uygun olarak engeller. Bu bilgileri hizmeti kullananların açık onayı olmaksızın üçüncü kiÅŸilere iletemez ve baÅŸka amaçlarla kullanamaz. (2) Adlî veya idarî soruÅŸturma ve kovuÅŸturmaya iliÅŸkin hükümler saklıdır. Toplu kullanım saÄŸlayıcıları hakkında uygulanacak esaslar MADDE 12- (1) Ticarî amaçla toplu kullanım saÄŸlayanlar, mahallî mülkî amirden ruhsat almakla yükümlüdür. Ruhsata iliÅŸkin bilgi ve belgeler otuz gün içerisinde mahallî mülkî amir tarafından Kuruma bildirilir. Bunların denetimi, mahallî mülkî amirler tarafından yapılır. (2) Toplu kullanım saÄŸlayıcılar, konusu suç oluÅŸturan içeriklere eriÅŸimi önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür. (3) Birinci fıkrada belirtilen ruhsat ve denetim ile ikinci fıkrada belirtilen tedbirlere iliÅŸkin esas ve usuller İçiÅŸleri Bakanlığı, UlaÅŸtırma Bakanlığı ve Kurum tarafından müştereken çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İçeriÄŸin düzeltilmesi ve eriÅŸimin engellenmesi MADDE 13 - (1) İçerik nedeniyle haklarının ihlâle uÄŸradığını iddia eden gerçek veya tüzel kiÅŸiler, içerik saÄŸlayıcıya baÅŸvurarak içeriÄŸin düzeltilmesini, eriÅŸimin engellenmesini veya cevap hakkının yayınlanmasını isteyebilirler. İçerik saÄŸlayıcıya eriÅŸilemiyorsa yer saÄŸlayıcıya veya yer saÄŸlayıcıya eriÅŸilemiyorsa eriÅŸim saÄŸlayıcıya baÅŸvurarak içeriÄŸin düzeltilmesini veya eriÅŸimin engellenmesini isteyebilirler. Bu istem hakkında en geç üç gün içerisinde cevap verilmesi gerekir. (2) BaÅŸvuru sahibinin istemine süresi içinde cevap verilmemesi ya da reddedilmesi hâlinde, baÅŸvuru sahibi onbeÅŸ gün içinde yerleÅŸim yerinde bulunan sulh ceza mahkemesinden içeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesi, içeriÄŸin düzeltilmesi veya cevap hakkının yayınlanması kararı verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde duruÅŸma yapmaksızın karara baÄŸlar. Bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz mercii üç gün içerisinde itirazı inceleyerek karar verir. İtiraz merciinin kararı kesindir. (3) BaÅŸvuru, ancak yazılı olarak yapılabilir. BaÅŸvuruda, haklarının ihlâle uÄŸradığını iddia eden gerçek ya da tüzel kiÅŸinin açık kimliÄŸi, yerleÅŸim adresi, baÅŸvuru dayanağı olan belgeler, baÅŸvuru konusu içeriÄŸin eriÅŸim adresi ve söz konusu olan içeriÄŸin bulunması gerekir. (4) Hâkimin içeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesi, içeriÄŸin düzeltilmesi veya cevap hakkının yayınlanması kararı vermesi halinde, öncelikle içerik saÄŸlayıcı, içerik saÄŸlayıcıya eriÅŸilemiyorsa yer saÄŸlayıcı veya yer saÄŸlayıcıya eriÅŸilemiyorsa eriÅŸim saÄŸlayıcı, bu kararın gereÄŸini en geç kırksekiz saat içinde yerine getirir. Denetim MADDE 14 - (1) EriÅŸim saÄŸlayıcılarının, bu Kanunun uygulanmasına iliÅŸkin faaliyet ve iÅŸlemlerinin denetimi Kurumca yerine getirilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bilgilerin GizliliÄŸi, Bütünlüğü ve Elde Edilmesine İliÅŸkin Suçlar BiliÅŸim sistemine girme ve veri elde etme MADDE 15 - (1) Bir biliÅŸim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya sistemde kalmaya devam eden kiÅŸi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası veya üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Sisteme girmeksizin verilerin izlenmesi halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı taktirde, bu fıkraya göre cezaya hükmolunur. (2) Bir biliÅŸim sistemindeki veri veya programları hukuka aykırı olarak elde eden kiÅŸi, fiil daha ağır cezayı gerektiren baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı taktirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) İkinci fıkrada belirtildiÄŸi ÅŸekilde elde edilen veri veya programların baÅŸkalarına iletilmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Bu maddede yer alan suçun soruÅŸturma ve kovuÅŸturulması maÄŸdurun ÅŸikâyetine baÄŸlıdır. Verilere, programların bütünlüğüne veya sistemin çalışmasına müdahâle MADDE 16- (1) Bir biliÅŸim sisteminde bulunan verileri veya programları hukuka aykırı olarak bozan, silen, deÄŸiÅŸtiren, yok eden, eriÅŸilmez kılan, sisteme veri veya program yerleÅŸtiren veya ekleyen, veri veya programlara zarar veren kiÅŸi iki yıldan beÅŸ yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir biliÅŸim sisteminin iÅŸleyiÅŸini tamamen veya kısmen engelleyen veya bozan kiÅŸi üç yıldan beÅŸ yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hukuka aykırı donanım veya program MADDE 17 - (1) Bir donanım ve programı, bu Kanunda tanımlanan suçları iÅŸlemek amacıyla üreten, uyarlayan, ithal eden, satan, saÄŸlayan, dağıtan, tanıtan veya aynı amaçla biliÅŸim sisteminin tamamına veya bir kısmına eriÅŸimi mümkün kılan parola, eriÅŸim kodu veya benzer veriyi saÄŸlayan kiÅŸi, iki yıldan beÅŸ yıla kadar hapis ve ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BiliÅŸim Sistemiyle BaÄŸlantılı Suçlar BiliÅŸim sistemini kullanarak sahtecilik MADDE 18- (1) Sahte belge düzenlemek amacıyla, biliÅŸim sisteminde bulunan verileri silen, deÄŸiÅŸtiren, yok eden veya yeni veri giren kiÅŸi hakkında 16 ncı maddenin birinci fıkrasına göre verilecek ceza yarı oranda artırılır. (2) Birinci fıkrada belirtilen fiillerin iÅŸlenmesi suretiyle oluÅŸturulan verilere dayalı olarak sahte belge düzenlenmesi halinde, ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna iliÅŸkin hükümlerine göre cezaya hükmolunur. BiliÅŸim ortamında yarar saÄŸlamak MADDE 19- (1) BiliÅŸim sistemiyle kendisi veya baÅŸkası lehine haksız yarar saÄŸlayan kiÅŸi, fiil daha ağır cezayı gerektiren baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı takdirde, iki yıldan beÅŸ yıla kadar hapis ve bin günden beÅŸbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması MADDE 20 - (1) BaÅŸkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kiÅŸinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya baÅŸkasına yarar saÄŸlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beÅŸbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (2) BaÅŸkalarına ait banka hesaplarıyla iliÅŸkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kiÅŸi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahte oluÅŸturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya baÅŸkasına yarar saÄŸlayan kiÅŸi, fiil daha ağır cezayı gerektiren baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı takdirde, ikinci fıkraya göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiÅŸ eÅŸlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaÅŸayan kardeÅŸlerden birinin, Zararına olarak iÅŸlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Yanıltarak bilgi toplamak MADDE 21- (1) BiliÅŸim sistemiyle, kendisi veya baÅŸkası için yarar temin etmek veya baÅŸkasına zarar vermek amacıyla kiÅŸileri yanıltarak bilgi toplayan kiÅŸiye, fiili baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı taktirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Bu maddede yer alan suçun soruÅŸturma ve kovuÅŸturulması maÄŸdurun ÅŸikâyetine baÄŸlıdır. Taklit yoluyla yanıltmak MADDE 22- (1) Halkı yanıltacak ÅŸekilde, kamu kurum ve kuruluÅŸları ile gerçek ve tüzel kiÅŸilerin biliÅŸim ağındaki hizmetlerini veya kimliklerini taklit eden kiÅŸiye, fiili baÅŸka bir suç oluÅŸturmadığı taktirde altı aydan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir. (2) Birinci fıkrada yazılı fiiller sonucunda zarar doÄŸması hâlinde hükmedilecek ceza yarı oranında artırılır. BEŞİNCİ BÖLÜM İçerik BaÄŸlantılı Suçlar ve İdarî Yaptırımlar Çocuk pornografisi baÄŸlantılı suçlar MADDE 23 - (1) BiliÅŸim ortamında, bir çocuÄŸa veya çocuk gibi görünen veya çocuk olduÄŸu izlenimi veren bir kiÅŸiye ait gerçek ya da temsili görüntü, yazı veya sesleri içeren pornografik ürünleri tanıtan, sunan, kiraya veren veya satışa arz eden kiÅŸiye altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren ürünleri, biliÅŸim ortamında kendisi veya baÅŸkaları için temin eden veya bulunduran kiÅŸiye iki yıldan beÅŸ yıla kadar hapis ve beÅŸbin güne kadar adlî para cezası verilir. Devletin güvenliÄŸine ve kamu barışına karşı iÅŸlenen suçlar MADDE 24- (1) BiliÅŸim ortamında aleni olarak; a) Türk Ceza Kanununun 222, 258, 299, 300, 301, 304, 306, 307, 308, 313, 316, 319, 320, 323, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337, 338 ve 339 uncu maddelerinde, b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda, Yer alan ve biliÅŸim sistemi veya biliÅŸim ağı kullanılarak iÅŸlenen suçlara iliÅŸkin içeriÄŸi üreten, tanıtan veya sunanlar hakkında hükmedilecek cezalar yarı oranında arttırılır. Kararın yerine getirilmemesi MADDE 25- (1) Bu Kanunun 13 üncü ve 29 uncu maddelerinde belirtilen usule göre verilmiÅŸ hâkim veya mahkeme kararını yerine getirmeyenler, bu eylemleri baÅŸka bir suç oluÅŸtursa dahi ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cezaların arttırılması MADDE 26 - (1) Tehdit, ÅŸantaj, hakaret, kumar veya iftira suçlarının biliÅŸim ortamında aleni olarak iÅŸlenmesi hâlinde, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranda artırılır. (2) Bu Kanunun Üçüncü ve Dördüncü Bölümünde sayılan suçların yetkinin kötüye kullanılması suretiyle iÅŸlenmesi hâlinde hükmedilecek ceza yarı oranda artırılır. (3) Bu Kanunun Üçüncü ve Dördüncü Bölümünde sayılan suçların, a) Bir banka veya kredi kuruluÅŸuna, b) Kamu kurum ve kuruluÅŸlarına, ait sistemler üzerinde iÅŸlenmesi hâlinde hükmedilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Tüzel kiÅŸiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması MADDE 27 - (1) Bu Kanunun Üçüncü, Dördüncü ve BeÅŸinci Bölümünde sayılan suçların iÅŸlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat saÄŸlanan tüzel kiÅŸiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İdarî para cezaları MADDE 28- (1) Bu Kanunun; a) 5 nci maddesindeki genel bilgilendirme yükümlülüklerinden birisini yerine getirmeyen yer veya eriÅŸim saÄŸlayıcısına ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, b) 6 ncı maddesindeki özel bilgilendirme yükümlülüklerinden birisine aykırı hareket eden içerik saÄŸlayıcısına beÅŸbin Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar, c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan yükümlülüklerden birisini yerine getirmeyen eriÅŸim saÄŸlayıcısına onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar, ç) 10 uncu maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden ortam saÄŸlayıcılarına ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, d) 12 nci maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden toplu kullanım olanağı saÄŸlayıcılarına üçbin Türk Lirasından onbeÅŸbin Türk Lirasına kadar, e) İstenmeyen ileti gönderene üçbin Türk Lirasından onbeÅŸbin Türk Lirasına kadar, idarî para cezası verilir. (2) Bu madde yazılı idari para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. ALTINCI BÖLÜM SoruÅŸturma ve KovuÅŸturma Usûlleri İçeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesi MADDE 29 - (1) BiliÅŸim ortamında iÅŸlenen suçların soruÅŸturulmasında suç iÅŸlendiÄŸine iliÅŸkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla içeriÄŸe biliÅŸim ortamında eriÅŸimin engellenmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (2) EriÅŸimin engellenmesi kararı, içerik saÄŸlayıcısına eriÅŸilemiyorsa, yer saÄŸlayıcısı ile ilgili olarak, yer saÄŸlayıcıya eriÅŸilemiyorsa eriÅŸim saÄŸlayıcı ile ilgili olarak verilir. Verilen karar, içerik saÄŸlayıcısına, buna ulaşılamadığı taktirde yer saÄŸlayıcısına, buna da ulaşılamadığı taktirde eriÅŸim saÄŸlayıcısına 19/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliÄŸ edilerek kararın derhal yerine getirilmesi istenir. (3) KovuÅŸturma evresinde mahkemece de bu koruma tedbirine karar verilebilir. (4) İçeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesine iliÅŸkin karara itiraz edilebilir. Görevli mahkeme ve yargılama usûlü MADDE 30- (1) Bu Kanunda yazılı olan suçlardan dolayı açılan davalar, asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bir yerde asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde bu davalara, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yetkilendirilen mahkemede bakılır. (2) Bu Kanunda yazılı suçlara iliÅŸkin davalar acele iÅŸlerden sayılır ve adlî tatilde de görülür. (3) Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla yapılan soruÅŸturmada, şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve verileri ile çevre birimlerinde arama, kopyalama ve elkoymaya iliÅŸkin olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134 üncü maddesi hükümleri uygulanır. (4) Bu Kanun kapsamına giren suçlar hakkında yapılan soruÅŸturma ve kovuÅŸturmada suç iÅŸlendiÄŸine iliÅŸkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve baÅŸka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması hâlinde Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesi hükmü uygulanır. (5) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. YEDİNCİ BÖLÜM ÇeÅŸitli ve Son Hükümler Yönetmelik MADDE 31- (1) Bu Kanunun 7, 9, 10, 11 ve 14 üncü maddelerinin uygulanmasına iliÅŸkin esas ve usûller ilgili kurum ve kuruluÅŸların görüşü alınarak, Kurum tarafından çıkartılacak yönetmeliklerle düzenlenir. (2) Bu Kanunun uygulanmasına iliÅŸkin yönetmelikler Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde düzenlenir. Yürürlükten kaldırılan mevzuat MADDE 32- (1) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmının Onuncu Bölüm baÅŸlığı ile 243 ilâ 246 ncı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ticari amaçla toplu kullanım saÄŸlayıcı durumunda bulunanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiÄŸi tarihten itibaren 6 ay içinde gerekli ruhsatı almakla yükümlüdür. Bu süre içinde yetki belgesi almayanların toplu eriÅŸim saÄŸlama hakkı ortadan kalkar. Yürürlük MADDE 33- (1) Bu Kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 34- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. GENEL GEREKÇE 20. yüzyılın ortalarından itibaren kullanılmaya ve geliÅŸmeye baÅŸlayan bilgi ve iletiÅŸim teknolojileri her geçen gün ekonomi, iÅŸ, ticaret, kamu idaresi, eÄŸitim, adalet, saÄŸlık ve kültür gibi hayatın tüm alanlarında büyük deÄŸiÅŸikliklere sebep olmakta, bu teknolojilerin ortaya çıkardığı yeni araçlar ve hizmetler hızla insanlığın tüm yaÅŸamını etkilemeye devam etmektedir. BiliÅŸim teknolojileri ve sunduÄŸu hizmetler nitelikleri gereÄŸi sadece ulusların milli düzenlerini deÄŸil tüm uluslararası toplumu etkilemekte, bu nedenle modern dünyadaki ülkeler ve uluslararası örgütler bu alanda iÅŸbirliÄŸine giderek baÅŸ döndürücü bir hızda geliÅŸen bu yeni ortama ayak uydurmaya çalışmakta, aynı çabalar bir çok ülke tarafından takip edilmektedir. Artık herkesin benimsediÄŸi gibi, bilgi teknolojileri ürünleri ve bilgi toplumu hizmetleri modern bireyin günlük hayatını neredeyse çepeçevre kuÅŸatmış bulunmaktadır. BaÅŸta bilgisayarlar olmak üzere internete baÄŸlanabilen cep telefonları, bankamatikler, internet üzerinden gerçekleÅŸtirilebilen bankacılık iÅŸlemleri ve çeÅŸitli kamu hizmetlerinin biliÅŸim aÄŸları üzerinden verilebilmesi, modern hayatta insanlığın yaÅŸamını kolaylaÅŸtırmak için çok büyük imkânlar sunmaktadır. Özellikle son 30 yılda çok büyük geliÅŸmeler gösteren biliÅŸim teknolojileri saÄŸladıkları büyük faydaların yanında beklenmedik sonuçlar da doÄŸurmakta, hukukun tüm alanlarında yeni tanımlar ortaya çıkarmaktadır. Gerçekten de bilgi teknolojisinin geliÅŸmesiyle birlikte internet, eriÅŸim, içerik saÄŸlayıcı, hizmet saÄŸlayıcı gibi hukukun tüm dallarını ilgilendiren yepyeni kavramlar ortaya çıkmaktadır. SaÄŸlanan yeni hizmetler ve ortaya çıkan yeni suçlar karşısında ceza hukukunun klasik düzenleme ve cihazları kimi zaman yetersiz kalabilmektedir. Bunun da ötesinde biliÅŸim teknolojilerinin çok hızlı deÄŸiÅŸmesi ve ÅŸekillenmesi ile sınır tanımaz niteliÄŸi bu alanda yapılmaya çalışılan düzenlemeleri de yetersiz bırakmaktadır. BiliÅŸim ortamında iÅŸlenen suçların hızlı bir ÅŸekilde artışı, bu suçların ortaya çıkarılmasındaki zorluklar ve iÅŸlenmesindeki kolaylıklar ve ekonomik olarak meydana gelen zararın büyüklüğü bu konuda yasal bir düzenleme yapılmasının zorluÄŸunu açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası alanda konuyla ilgili en önemli düzenleme, 23 Kasım 2001 tarihinde imzaya açılan Avrupa Konseyi Siber Suç SözleÅŸmesidir. SözleÅŸmeyle, Avrupa Konseyine üye ülkeler arasında ortak bir ceza politikasının oluÅŸturularak toplumun biliÅŸim suçlarına karşı korunması, bu amaçla ulusal mevzuatlarda gerekli düzenlemelerin yapılarak uluslararası alanda da iÅŸbirliÄŸinin geliÅŸtirilmesi amaçlanmıştır. SözleÅŸmeyle, biliÅŸim alanına iliÅŸkin olarak bir takım terimlerin tanımı yapılmakta, biliÅŸim ortamında veya biliÅŸim ağı sistemleri vasıta kılınarak iÅŸlenebilecek suçlar düzenlenerek bu suçların soruÅŸturulması usulüne iliÅŸkin bir takım hükümlere yer verilmektedir. Ayrıca sözleÅŸmeyle uluslararası iÅŸbirliÄŸi düzenlenmekte ve biliÅŸim ağında hizmet verenlerin yükümlülüklerine yer verilmektedir. Avrupa BirliÄŸinin, 8 Haziran 2000 tarihli ve 2000/31/EG 'Bilgi Toplumu Hizmetlerinin, Özellikle Elektronik Ticaretin Ortak Pazardaki Bazı Yönleri Hakkında Direktifi' ile 1997/66 ile 2002/58 sayılı 'Elektronik İletiÅŸimde KiÅŸisel Verilerin İzlenmesi ve GizliliÄŸinin Korunması Yönergesi' ile üye ülkeler için konu ile ilgili bir takım yükümlülükler öngörmektedir. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e-ticaret Direktifi ile bilgi toplumu alanında hizmet verenlerin tâbi olacakları hükümler, genel bilgilendirme yükümlülükleri, ticari iletiÅŸim için gerekli ÅŸartlar, istenmeyen elektronik iletiler, elektronik vasıtalarla yapılacak sözleÅŸmelere uygulanacak kurallar ve sözleÅŸme öncesi verilmesi gerekli bilgiler (özel bilgilendirme yükümlülüğü), ara hizmet sunucularının sorumlulukları ve mesleki davranış kurallarına iliÅŸkin olarak üye ülkelere bir takım sorumluluklar yüklenmektedir. Avrupa BirliÄŸinin 2002/58 sayılı 'Elektronik İletiÅŸimde GizliÄŸinin Korunması Yönergesinde' ise; Topluluk içinde elektronik iletiÅŸim ekipmanları ile elektronik iletiÅŸim vasıtasıyla iÅŸlenen kiÅŸisel verilerin, temel haklar ve özgürlüklerin korunması ilkesi de dikkate alınarak eÅŸit seviyede korunmaları ve bu ÅŸekilde serbest dolaşımlarının saÄŸlanması amaçlanmakta, bu çerçevede elektronik iletiÅŸime iliÅŸkin bir kısım tanımlar yapılarak iletiÅŸimin gizliliÄŸinin korunması, gerekli güvenlik tedbirleri, trafik bilgilerinin saklanması gibi konularda hükümler ihdas edilmektedir. Uluslararası alanda biliÅŸim suçlarıyla ilgili olarak ilk kanun tasarısı Amerika BirleÅŸik Devletleri Kongresine 1977 yılında verilmiÅŸtir. Amerika BirleÅŸik Devletleri, bilgisayarın anavatanı olması nedeniyle biliÅŸim suçlarıyla ilk defa karşılaÅŸan ülke olmuÅŸtur. Bunun doÄŸal sonucu olarak hem öğreti hem yasal düzenlemeler hem de uygulamada ABD merkez ülke konumundadır. Dünyada biliÅŸim suçlarıyla ilgili düzenlemelerde iki ayrı metodun kullanıldığı görülmektedir. ABD, İngiltere, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelerin dahil olduÄŸu birinci sistemde mevcut kanunlardan ayrı olarak yeni ve özel düzenlemeler oluÅŸturulmaktadır. Alman mevzuatının öncülük ettiÄŸi ikinci sistemde, suç teÅŸkil eden eylemler mevcut kanunlar dahilinde incelenmekte, ayrı fasıllar ve kanunlar oluÅŸturulmamaktadır. Bu sistemde suç tarifleri biliÅŸim suçlarını kapsayacak ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirilerek veya kanunlara yeni fiiller eklenerek karşılaşılan sorunlar çözülmeye çalışılmaktadır. Ülkemizin hem mülga 765 sayılı, hem de 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda, Fransa‘daki düzenlemelere paralel bir ÅŸekilde biliÅŸim hukukuna iliÅŸkin düzenlemeler ceza kanunu içinde ayrı bir fasılda düzenlenmiÅŸtir. ABD‘de ilk defa 1984 yılında 'Counterfeit Access Device and Computer Fraud and Abuse Act' (EriÅŸim Aygıtlarını Taklit Etme, Bilgisayar Dolandırıcılığı ve Bilgisayarı Kötüye Kullanma Kanunu) ile 'Credit Card Fraud Act' (Kredi Kartı SahteciliÄŸi Kanunu) yürürlüğe girmiÅŸ, bu kanunda 1986 yılında 'Computer Fraud and Abuse Act' (Bilgisayar Dolandırıcılığı ve Kötüye Kullanımı Kanunu) ile deÄŸiÅŸiklik yapılmıştır. Bunlarla birlikte biliÅŸim suçlarında mücadelede; 18. U.S.C. 1029 sayılı EriÅŸim Aygıtlarıyla İlgili Sahtecilik ve BaÄŸlı eylemler, 18. U.S.C. 1030 sayılı Bilgisayarlarla İlgili Sahtecilik ve BaÄŸlı Eylemler, 18. U.S.C. 2511 sayılı Telli, Telsiz ve Elektronik İletiÅŸime Müdahale ve İletiÅŸimin Açıklanmasının Yasaklanması, 18. U.S.C. 2701 sayılı Depolanmış İletiÅŸime Yetkisiz EriÅŸim, 18. U.S.C. 2702 İçeriÄŸin Açıklanması, 18. U.S.C. 2703 Yasal EriÅŸim İçin Gerekli Åžartlar isimli kanunlar da kullanılmaktadır. Ayrıca biliÅŸim hukuku alanında mevcut düzenlemeler arasında 1986 tarihli 'Elektronik HaberleÅŸme Gizlilik Kanunu, 1992 tarihli Bilgi ve Teknoloji Kanunu, Ulusal Bilgi Altyapısı Kanunu, 1998 tarihli Çocukların On-line Yayınlardan Korunması Kanunu, 1997 tarihli Internette Kumarın Önlenmesi Kanunu, 2001 tarihli Anti-Terörizm Kanunu, 1996 tarihli İletiÅŸim Ahlâk Kanunu' belirtilebilir. Fransa‘da baÅŸlangıçta biliÅŸim suçları, Ceza Kanunundaki hırsızlık, inancı kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi mal aleyhine iÅŸlenen bazı suçlarla karşılanmaya çalışılmıştır. Daha sonra Fransız Ceza Kanununda 5 Ocak 1988 günlü, 88-19 sayılı Kanunla ilk kez biliÅŸim suçlarına iliÅŸkin müstakil bir düzenleme yapılmıştır. Bu kanunda suça teÅŸebbüs ve iÅŸtirak gibi genel hükümlerin yanında, haksız yere bir bilgisayara girme veya sistemde haksız yere kalma, sistemdeki verileri tahrip etme, deÄŸiÅŸtirme, yok etme veya baÅŸka veri yükleme, sistemin iÅŸleyiÅŸini engelleme veya bozma, bilgisayar belgelerinde sahtekarlık yapma, böyle bir belgeyi bilerek kullanma ÅŸeklinde beÅŸ tür biliÅŸim suçu oluÅŸturulmuÅŸtur. 1 Mart 1993 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Fransız Ceza Kanununda konu, 'Mal aleyhine suç ve cürümler' baÅŸlıklı birinci kitabın 'Mala karşı diÄŸer tecavüzler' baÅŸlıklı II. babının 'Bilgileri Otomatik İşleme Tabi TutmuÅŸ Sistemlere Yönelik Saldırılar' baÅŸlıklı III. faslın içerisinde öncekinden farksız bir ÅŸekilde düzenlenmiÅŸtir. Almanya‘da biliÅŸim suçları ayrı bir yasayla deÄŸil, Ceza Kanunu İçerisinde düzenlenmiÅŸ olup, konuyla ilgili baÅŸka yasalar da bulunmaktadır. Alman Ceza Kanunundaki düzenlemelerde, biliÅŸim suçları Kıta Avrupası sistemine baÄŸlı kalınarak korunan hukukî yararlara göre ilgili bölümler içerisinde hükme baÄŸlanmıştır. ÖrneÄŸin yetkisiz eriÅŸime karşı özel olarak korunan biliÅŸim sistemine yetkisiz girme suçunu düzenleyen 202a maddesi, sır aleyhinde iÅŸlenen suçlar arasında yer almıştır. Aynı ÅŸekilde verilere zarar vermeye iliÅŸkin 303a maddesi ve bilgisayar sabotajıyla ilgili 303b maddesi de nası ızrar suçları arasında düzenlenmiÅŸtir. Almanya‘da 13 Temmuz 1997 yılında kabul edilen Teleservisler Kanunu ile internet yayınlarından doÄŸan ceza sorumluluÄŸunun esasları belirlenmiÅŸtir. Bura göre internette yer alan içeriÄŸin suç unsuru ihtiva etmesi durumunda içerik saÄŸlayıcı genel hükümlere göre sorumlu kabul edilmektedir. Kanunla eriÅŸim saÄŸlayıcılarının ceza sorumluluÄŸunun olmadığı hüküm altına alınmış, servis saÄŸlayıcıların ise ana bilgisayarlarında depoladıkları baÅŸkalarına ait illegal içerikli bilgilerin bu niteliÄŸinden haberdar olmaları ve ayrıca bu bilgilerin internet üzerinden eriÅŸilebilir kılınmasını teknik olarak önleme olanağına sahip bulunmaları hâlinde bu bilgelere eriÅŸimi önlemezlerse, belirtilen ihmali davranışlardan dolayı sorumlu tutulabileceÄŸi hüküm altına alınmıştır. Hukukumuzda biliÅŸim suçları, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununda 6/6/1991 tarihli ve 3756 sayılı Kanunla yapılan deÄŸiÅŸiklikle ilk defa düzenlenmiÅŸtir. Bu düzenlemeyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 'BiliÅŸim Alanında Suçlar' adıyla 525/a, 525/b, 525/c ve525/d maddelerinden oluÅŸan bir bab eklenmiÅŸtir. 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu‘nun 2 nci maddesinde 7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunla yapılan deÄŸiÅŸiklikle 'Herhangi bir ÅŸekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aÅŸamada program sonucu doÄŸurması koÅŸuluyla bunların hazırlık tasarımları' da 'eser' sayılarak bilgisayar programlarına yönelik bu Kanun kapsamındaki fiiller de suç sayılmıştır. 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6/3/2003 tarihli ve 4822 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸik 3 ncü maddesinde mal; 'elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları' da içerecek ÅŸekilde tanımlanmış, 9/A maddesiyle de mesafeli sözleÅŸmelerin '...görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diÄŸer iletiÅŸim araçları kullanılarak' gerçekleÅŸtirilebileceÄŸi, elektronik ortamda yapılan sözleÅŸmelerin teyit iÅŸlemlerinin yeni elektronik ortamda yapılabileceÄŸi hüküm altına alınmıştır. 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 16 ncı maddesiyle imza oluÅŸturma verilerinin izinsiz kullanımı ve 17 nci maddesiyle elektronik sertifikalarda sahtekarlık suç hâline getirilmiÅŸ bulunmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda biliÅŸim suçları, 'BiliÅŸim Alanında Suçlar' baÅŸlıklı ayrı bir bölümde 243 ve devamı maddelerinde düzenlenmiÅŸ bulunmaktadır. Bu bölümde 'biliÅŸim sistemine girme' (m.243), 'sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya deÄŸiÅŸtirme' (m.244), 'banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması' (m.245), ve 'tüzel kiÅŸiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması' (m.246) düzenlenmiÅŸtir. Ayrıca 'nitelikli hırsızlık' kenar baÅŸlıklı 142/2-(e) maddesinde hırsızlık suçunun biliÅŸim sistemlerinin kullanılması suretiyle iÅŸlenmesi ve nitelikli dolandırıcılık kenar baÅŸlıklı 158/1-(f) maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 'biliÅŸim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle iÅŸlenmesi ağırlatıcı neden olarak hüküm altına alınmıştır. BiliÅŸim ağı hizmetlerinin etkin ve doÄŸru bir ÅŸekilde verilmesi ile biliÅŸim suçları ile mücadelede internet servis saÄŸlayıcılarının sorumluluklarının belirlenmesi bir ihtiyaç olup, bu konuyla ilgili henüz yasal bir düzenleme yapılmamıştır. Gerçekten de internet ortamında hizmet veren içerik saÄŸlayıcı ve eriÅŸim saÄŸlayıcılarının iÅŸbirliÄŸinin biliÅŸim suçlarıyla mücadelede ve biliÅŸim hizmetlerinin kalitesinin arttırılmasında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Tasarıyla bu konudaki yasal boÅŸluÄŸun ortadan kaldırılması amaçlanmakta, biliÅŸim hizmeti verenlerin yerine getirdikleri fonksiyona göre ayrım yapılarak belirtilen amaçlarla orantılı ve mukayeseli hukuka paralel bir ÅŸekilde sorumluluk esasları belirlenmektedir. Nitekim, benzer düzenlemeler Alman tele hizmetler Kanunu ile yapılmış bulunmaktadır. Alman tele hizmetler Kanunu, biliÅŸim ortamında hizmet verenleri içerik saÄŸlayıcı, servis saÄŸlayıcı ve eriÅŸim saÄŸlayıcı olarak ayrıma tabi tutmakta ve bu ayrıma göre deÄŸiÅŸik sorumluluk esasları düzenlemektedir. Benzer düzenlemeler Fransa‘da 21 Haziran 2004 tarihli Dijital Ekonomide Güven Kanununda bulunmaktadır. Bilgisayarların yaygın kullanımıyla birlikte artan biliÅŸim suçlarında, soruÅŸturma makamlarının bu suçlarla ilgili soruÅŸturmaların ÅŸekli ve kullanılan delil toplama yöntemleri de ayrıca önem arz etmektedir. Çünkü biliÅŸim aygıtlarının nitelikleri ve biliÅŸim aÄŸlarının yapısı söz konusu suçların soruÅŸturulmasında ve delil elde edilmesinde çok büyük zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Bununla birlikte bu aygıtlarda bulunan birçok elektronik kayıt sadece biliÅŸim suçlarında deÄŸil, diÄŸer bir takım suçlarda da soruÅŸturmalar için büyük öneme sahip delilleri içlerinde barındırmaktadır. Nitekim 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134 üncü maddesinde bilgisayarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma hükümleri ayrıca düzenlenmiÅŸ bulunmaktadır. Tasarı, yedi bölümden oluÅŸmaktadır. Birinci bölümde, Tasarının amaç ve kapsamı belirtilerek Tasarı da geçen bazı terimlerin tanımı yapılmış, ikinci bölümde ise, internet ortamında hizmet veren aktörlerin sorumlulukları belirlenmiÅŸtir. Tasarının üçüncü bölümünde, biliÅŸim sistemlerine iliÅŸkin suçlar düzenlenmiÅŸ, dördüncü bölümde biliÅŸim sistemi baÄŸlantılı suçlar düzenlenmiÅŸtir. İçerik baÄŸlantılı suçlar ve idari yaptırımlar baÅŸlıklı beÅŸinci bölümde çocuk pornografisi, devletin güvenliÄŸine ve kamu barışına karşı iÅŸlenen suçlar, tehdit ÅŸantaj gibi suç teÅŸkil eden içerikle ilgili düzenlemeler ve idarî yaptırımlar öngörülmüştür. SoruÅŸturma ve kovuÅŸturma usullerine ise altıncı bölümde yer verilmiÅŸ, son bölümde de Tasarı ile yapılması öngörülen yönetmelikler ve geçici hükümler düzenlenmiÅŸtir. Tasarıda yer alan terimlerde özellikle Türkçe anlam ve karşılığına uygun terminoloji tercih edilmiÅŸ: örneÄŸin web sitesi yerine 'içerik', internet yerine biliÅŸim aÄŸlarını da kapsayacak ÅŸekilde 'biliÅŸim ortamı' terimlerine yer verilmiÅŸtir. Tasarı ile, ülkemizde kullanımı yaygınlaÅŸan biliÅŸim aÄŸlarının ortaya çıkartmış olduÄŸu hukukî ve cezaî sorunların çözüme kavuÅŸturularak biliÅŸim ağı alanında hukuk sistemimizin Avrupa BirliÄŸi normları ile uyumunun saÄŸlanması amaçlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ MADDE 1- Maddeyle Kanunun amaç ve kapsamı düzenlenmiÅŸtir. Tasarıyla; içerik saÄŸlayıcı, yer saÄŸlayıcı, eriÅŸim saÄŸlayıcı, ortam saÄŸlayıcı ve toplu kullanım olanağı saÄŸlayıcıları gibi biliÅŸim alanında yer alan aktörlerin sorumluluklarının belirlenmesi, biliÅŸim sistemi veya biliÅŸim ağı kullanılarak iÅŸlenen suçları ve bu suçların soruÅŸturulması ve kovuÅŸturulmasına iliÅŸkin esas ve usûllerin düzenlenmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, 3984 sayılı Kanunun 'Amaç' baÅŸlıklı 1 inci maddesi; Kanunun amacının radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluÅŸ, görev, yetki ve sorumluluklarına iliÅŸkin esas ve usullerini belirlemek olduÄŸu, 'Kapsam' baÅŸlıklı 1 nci maddesinde, Kanunun her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalga ve diÄŸer yollarla yurt içine ve dışına yapılan radyo ve televizyon yayınları ile ilgili hususları kapsadığı düzenlenmiÅŸtir. 3984 sayılı Kanunun 'Program hizmetinin içeriÄŸi ve yeni yayın tekniklerinin kullanımı' baÅŸlıklı 31 inci maddesinde 'Her türlü teknoloji ile ve her türlü iletiÅŸim ortamında yapılacak yayın ve hizmetlerin usul ve esasları, HaberleÅŸme Yüksek Kurulunun belirleyeceÄŸi strateji çerçevesinde Üst Kurulca tespit edilip, HaberleÅŸme Yüksek Kurulunun onayına sunulur. Bu yayın ve hizmetlerin mevzuata uygunluÄŸu Üst Kurulca denetlenir.' ifadesine yer verilmiÅŸtir. Bu hükümler birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde, 3984 sayılı Kanun çerçevesinde 'BiliÅŸim aÄŸları üzerinde yapılacak radyo ve televizyon yayınlarının' 3984 sayılı yasa hükümlerine tâbi olacağı açıktır. MADDE 2- Maddeyle, Tasarıda geçen bazı terimlerin tanımlarına yer verilmiÅŸtir. Tasarıda yer alan terimlerde özellikle Türkçe anlam ve karşılığına uygun terminoloji tercih edilmiÅŸtir. ÖrneÄŸin, 'web sitesi' yerine 'içerik', 'internet' yerine biliÅŸim aÄŸlarını da kapsayacak ÅŸekilde 'biliÅŸim ortamı' terimleri kullanılmıştır. MADDE 3- Maddeyle, kiÅŸilerin bilgiye eriÅŸim ve ifade özgürlüğünün esas olduÄŸu belirtilmiÅŸtir. BilindiÄŸi üzere, ifade özgürlüğü demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı ilkelerinin temel öğesidir. Bireylerin ve toplumların geliÅŸimlerinin en önemli ÅŸartlarından birisi de bu özgürlüğün kullanılmasının güvence altına alınması olup, devletler bu özgürlüğe karşı yapılacak müdahalelere karşı gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Anayasanın 25 inci maddesinde ifadesini bulan düşünce ve kanaat hürriyeti ile 26 ncı maddesinde belirtilen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, biliÅŸim ağı hizmetleri kapsamında bulunduÄŸundan buna iliÅŸkin faaliyetlerin yerine getirilmesi de bu serbestlikten yararlanacaktır. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e- ticaret direktifinde bilgi toplumu hizmetlerinin serbest dolaşımının pek çok durumda, tüm üye devletler tarafından onaylanmış bulunan Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesinin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ifade özgürlüğü gibi genel prensiplerin, Avrupa BirliÄŸi hukukuna spesifik yansıması ÅŸeklinde ortaya çıkabileceÄŸi, bu nedenle bilgi toplumu hizmetlerinin saÄŸlanmasına yönelik düzenlemelerin, söz konusu eylemlerin özgürce yapılmasını garanti altına alacak nitelikte olması gerektiÄŸi ifade edilmektedir. Bu özgürlükler, Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesi‘nin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında da belirtildiÄŸi üzere ancak kanunla sınırlanabilecektir. Bu doÄŸrultuda, biliÅŸim ağı üzerinden verilen hizmetlerin, yasaklayıcı uygulamalar yerine, kendi kendini denetim yöntemleri ile düzenlemenin yapılması ve sürdürülmesi daha uygun olacaktır. MADDE 4- Maddeyle, biliÅŸim ağı hizmetlerine iliÅŸkin faaliyetlerin serbestliÄŸi ilkesi ifade edilmiÅŸtir. Tüm dünyada kabul gören genel bir kural olarak, biliÅŸim ağı hizmetlerine iliÅŸkin faaliyetler serbest olup, bu faaliyetlere baÅŸlama, yürütme ve sona erdirme; izne veya baÅŸka bir koÅŸula baÄŸlı tutulmamıştır. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e-ticaret direktifinin 4 üncü maddesiyle üye ülkeler, bilgi toplumu hizmeti verilmesinin herhangi bir izne tabi tutulmaması için gerekli önlemleri almaya davet edilmektedir. ÖrneÄŸin, Alman tele hizmetler Kanununun 4 üncü maddesine göre, tele hizmetler herhangi bir lisansa veya sicile tâbi deÄŸildir. MADDE 5- Maddede, biliÅŸim ortamında hizmet veren yer ve eriÅŸim saÄŸlayıcılarının, biliÅŸim ağı üzerinde kendi içeriklerinde hazır bulundurmakla yükümlü olduÄŸu hususlar bentler hâlinde sayılmıştır. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e-ticaret direktifinin 5 inci maddesiyle üye ülkeler, hizmet saÄŸlayıcılarının bu bilgilere kullanıcılar ve yetkili makamların kolaylıkla eriÅŸimlerini temin etmelerini saÄŸlamakla yükümlü tutulmaktadır. Maddede sayılan bu yükümlülükler örneÄŸin; Alman Kanununun 6 ncı, 2004 tarihli Fransız Dijital Ekonomide Güven Kanununun 43-10 uncu maddesinde de yer almaktadır. MADDE 6- Maddeyle, içerik saÄŸlayıcılarının özel bilgilendirme yükümlülüğü hükme baÄŸlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasıyla, içerik saÄŸlayıcının içeriÄŸin bir mal ve hizmetin satımına yönelik olması hâlinde hangi bilgileri hazır bulundurmakla yükümlü olacağı bentler hâlinde sayılmıştır. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e-ticaret Direktifinin 6 ncı maddesinde, ticari nitelikteki bilgi toplumu hizmetlerinin taşıması gereken asgari özellikleri belirlenmiÅŸtir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, Avrupa BirliÄŸinin 95/46 sayılı Veri Koruma Yönergesi ve 2002/58 sayılı Elektronik HaberleÅŸmede KiÅŸisel Verilerin İşlenmesi ve GizliliÄŸin Korunması Direktifinin 5 inci maddesine paralel olarak içerik saÄŸlayıcı, kendisi ile iletiÅŸim kuran kimselerin bilgilerini gizli tutmakla yükümlü kılınmış, bu bilgileri, bu kimselerin açık onayı olmaksızın kaydedemeyeceÄŸi, üçüncü kiÅŸilere iletemeyeceÄŸi ve baÅŸka amaçlarla kullanamayacağı hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 7- Maddeyle, içerik saÄŸlayıcıların sorumlulukları belirlenmiÅŸtir. Tasarıyla, içerik saÄŸlayıcının; biliÅŸim ağı üzerinden kullanıcılara sunduÄŸu her türlü bilgi veya veriyi üreten, deÄŸiÅŸtiren ve saÄŸlayan gerçek veya tüzel kiÅŸileri ifade ettiÄŸi belirtilmiÅŸtir. Buna göre, içerik saÄŸlayıcı, biliÅŸim ortamında kullanıma sunduÄŸu her türlü içerikten sorumlu olacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, içerik saÄŸlayıcının, baÄŸlantı saÄŸladığı, baÅŸkalarına ait içeriklerden sorumlu olmayacağı kural olarak kabul edilmekle birlikte, maddede belirtilen hâl ve ÅŸartların gerçekleÅŸmesi durumunda genel hükümlere göre sorumlu olacağı hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 8- Tasarıyla, yer saÄŸlayıcı; hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri saÄŸlayan veya iÅŸleten gerçek veya tüzel kiÅŸileri ifade etmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla; yer saÄŸlayıcının, yer saÄŸladığı içeriÄŸi kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araÅŸtırmakla yükümlü olmadığı hükme baÄŸlanmıştır. Nitekim Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı Direktifinin 15 inci maddesiyle, hizmet saÄŸlayıcılarına, verilen hizmete iliÅŸkin olarak herhangi bir ÅŸekilde illegal faaliyet içerip içermediÄŸini kontrol etmek gibi genel bir izleme yükümlülüğünün öngörülemeyeceÄŸi ifade edilmiÅŸtir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, yer saÄŸlayıcı, yer saÄŸladığı hukuka aykırı içerikten, bu Tasarının 13 ve 29 uncu maddesinde öngörülen içeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesi usulleri hükümlerine göre haberdar edilmesi ve engelleme yeteneÄŸi bulunması durumunda yayından çıkarmak zorundadır. Maddenin üçüncü fıkrasında ise, yer saÄŸlayıcılar hizmet verdikleri içerik ve ortam saÄŸlayıcılara iliÅŸkin Tasarının 5 inci maddesinde belirtilen bilgileri saÄŸlamak ve bulundurmakla yükümlü olduÄŸu hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 9- Maddede, eriÅŸim saÄŸlayıcısının yükümlülükleri düzenlenmiÅŸtir. EriÅŸim saÄŸlayıcıları, kullanıcılarına herkese açık biliÅŸim ağına eriÅŸim olanağı saÄŸlayan her türlü gerçek veya tüzel kiÅŸileri ifade etmektedir. BiliÅŸim aÄŸları üzerinde hizmet verenlerin teknik altyapısı ve kontrol imkânları birbirinden oldukça farklıdır. Buna göre biliÅŸim ağında hizmet verenler; internet ağının iÅŸleticisi, eriÅŸim saÄŸlayıcı, içerik saÄŸlayıcı ve yer saÄŸlayıcı olarak sayılabilir. Bu kavramlar somut kiÅŸilere göre deÄŸil yapılan iÅŸin niteliÄŸine göre bir tanım içermektedir. Bu sebeple, hukukî sorumlulukların belirlenmesinde hizmet verenlerin o anki iÅŸlevlerinin doÄŸru tespit edilmesi gerekmektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre, eriÅŸim saÄŸlayıcıları; herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi hâlinde ve engelleme yeteneÄŸi bulunması durumunda yayından çıkarmak ve eriÅŸimi engellemekle, saÄŸladığı hizmetlere iliÅŸkin trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doÄŸruluÄŸu ve bütünlüğünü saÄŸlamakla, faaliyetine son vereceÄŸi tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma ve içerik saÄŸlayıcılarına ve müşterilerine bildirmekle, ayrıca trafik bilgilerine iliÅŸkin kayıtları yönetmelikte belirtilecek esaslara uygun olarak Kuruma teslim etmekle yükümlü olacaktır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, eriÅŸim saÄŸlayıcıların kendileri tarafından nakledilen bilgileri kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığı konusunda araÅŸtırma yapmakla yükümlü olmayacakları genel kuralı getirilmektedir. Yer saÄŸlayıcı ve eriÅŸim saÄŸlayıcıların internette saÄŸladıkları tüm içeriÄŸi kontrol etmeleri ve bazı bilgileri engellemeleri teknik olarak mümkün deÄŸildir. Dolayısıyla bu servis saÄŸlayıcılarına hukuken herhangi bir sorumluluk yüklenememektedir. Nitekim ABD‘de 1998 yılında yürürlüğe giren 'Dijital Milenyum Telif Hakları Yasası (DMCA-Digital Millenium Copyright Act)'na göre internet eriÅŸiminin alt yapısını oluÅŸturan hizmetleri gören ve sadece iletiÅŸim hizmeti saÄŸlayan internet servis saÄŸlayıcıların yaptıkları aracılık dolayısıyla herhangi bir sorumlulukları bulunmamaktadır. Benzer hükümler konuyla ilgili diÄŸer kanunlarda da mevcuttur. Avrupa BirliÄŸinin 2000/31 sayılı e- ticaret Direktifinin 12, 13, 14 ve 15 inci maddeleriyle internet servis saÄŸlayıcılarının sorumlulukları belirlenmiÅŸ bulunmaktadır. ÖrneÄŸin, Alman tele hizmetler Kanununun 8 ve devamı maddelerinde benzer hükümler bulunmaktadır. MADDE 10- Maddeyle, ortam saÄŸlayıcılarının yükümlülükleri düzenlenmiÅŸtir. Ortam saÄŸlayıcılar, Tasarının 13 ve 29 uncu maddelerine göre usulüne uygun olarak haberdar edilmesi ve engelleme yeteneÄŸinin bulunması durumunda hukuka aykırı içeriÄŸi kaldırmakla yükümlü tutulmuÅŸtur. Dikkat edilmelidir ki, ortam saÄŸlayıcılar bakımından getirilmiÅŸ olan bu pozitif yükümlülüğün geçerli olabilmesi için iki koÅŸulun birlikte gerçekleÅŸmesi gerekmektedir. Öncelikli olarak ortam saÄŸlayıcılar Tasarının 13 ve 29 uncu maddelerinde düzenlenen içeriÄŸin düzeltilmesi ve içeriÄŸe eriÅŸimin engellenmesi tedbirlerinin söz konusu olması halinde bu tedbir kararlarından usulüne uygun olarak haberdar edilmeleri gerekmektedir. Bu usulün ne ÅŸekilde cereyan edeceÄŸi ise Tasarının yine 13 ve 29 uncu maddelerinde açık olarak belirlenmiÅŸtir. İkinci olarak, ortam saÄŸlayıcıların hukuka aykırı içeriÄŸi engelleme yeteneklerinin bulunması gereklidir. BiliÅŸim ortamında bulunan içeriÄŸin hukuka aykırı olması halinde, bu içeriÄŸi engelleme bakımından da ortam saÄŸlayıcıların gerekli teknik donanıma sahip olması gerekmekte olup, ayrıca söz konusu içeriÄŸin de hukukî ve fiilî bakımdan kaldırılması mümkün olması gerekmektedir. Belirtmek gerekir ki, ortam saÄŸlayıcılar saÄŸlamış oldukları ortamlarda yer alan hukuka aykırı içeriÄŸin aynı zamanda bir cezaî sorumluluÄŸu gerektirmesi halinde buna iliÅŸkin kurallar ve usuller geçerli olacaktır. Bu nedenle maddede, ceza sorumluluÄŸuna iliÅŸkin hükümler saklı tutulmuÅŸtur. MADDE 11- Avrupa BirliÄŸinin 95/46 sayılı Veri Koruma Yönergesi ve 2002/58 sayılı Elektronik HaberleÅŸmede KiÅŸisel Verilerin İşlenmesi ve GizliliÄŸin Korunması Direktifi doÄŸrultusunda eriÅŸim saÄŸlayıcının bilgi saklama yükümlülüğü düzenlenmektedir. EriÅŸim saÄŸlayıcı içerik saÄŸlayıcılarından ve müşterilerinden kanunlarda ve yönetmelikte belirtilen gerekli bilgiler hariç, bilgi talep edemeyecek ve bu bilgileri kiÅŸinin rızası dışında elde edemeyecek, iletiÅŸimine aracılık ettiÄŸi içeriklerin bütünlüğünü ve gizliliÄŸini saÄŸlamakla ve verdiÄŸi hizmeti kullananlara iliÅŸkin bilgileri, baÅŸkalarının elde etmesini engellemekle sorumlu olacaktır. EriÅŸim saÄŸlayıcının bu yükümlülüğüne iliÅŸkin tedbirlerin esas ve usulleri yönetmelikte belirlenecektir. Ayrıca eriÅŸim saÄŸlayıcı bu bilgileri hizmeti kullananların onayı olmaksızın üçüncü kiÅŸilere iletemeyecek ve baÅŸka amaçlarla kullanamayacaktır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, adlî veya idarî bir soruÅŸturma ve kovuÅŸturmaya iliÅŸkin hükümlerin saklı tutulacağı vurgulanmıştır. Nitekim adlî veya idarî bir soruÅŸturma veya kovuÅŸturma söz konusu olduÄŸunda soruÅŸturma ve kovuÅŸturma makamlarının bilgileri talep etme ve bu bilgileri kullanma esas ve usulleri kendi ilgili kanunlarında ayrıntılı olarak düzenlendiÄŸinden, maddede istisnai bir kurala yer verilmiÅŸtir. MADDE 12- Maddede toplu kullanım saÄŸlayıcılarının sorumluluklarına iliÅŸkin yükümlülüklere yer verilmiÅŸtir. Mevzuatımızda, özellikle halk arasında 'internet kafeleri' olarak bilinen iÅŸyerleri de dahil olmak üzere ticari amaçlarla internete toplu eriÅŸim imkânı saÄŸlayan mekanlarla ilgili İçiÅŸleri Bakanlığının yayınlamış olduÄŸu İnternet Kafeleri Genelgesi dışında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Oysa ki özellikle çocukların İnternetteki zararlı ve illegal içerikten korunması amacıyla, internete eriÅŸim için yoÄŸun olarak kullanılan bu yerlerin çalışma esas ve usullerinin düzenlenmesine büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Avrupa Konseyinin 1999/276 ve 2005/854 sayılı kararları ile üye ülkeler internetin güvenli kullanılmasının saÄŸlanması için filtreleme ve derecelendirme programları gibi koruyucu programlar geliÅŸtirmeye ve aynı amaçla eÄŸitim ve tanıtım faaliyetlerini yaygınlaÅŸtırmaya davet edilmektedir. Birinci fıkrayla, ticari amaçla toplu kullanım saÄŸlayanların bu faaliyetlerini yerine getirmeleri bakımından öncelikli olarak mahallî mülkî amirden ruhsat almaları kuralı benimsenmiÅŸtir. Bu ruhsata iliÅŸkin bilgi ve belgeler otuz gün içinde mahallî mülkî amire verilecek ve mahallî mülkî amirce de bunlar kuruma bildirilecektir. Maddeyle getirilen en önemli hüküm ise, toplu kullanım saÄŸlayıcılarının denetiminin mahallî mülkî amir tarafından yapılacağının öngörülmesidir. İkinci fıkraya göre, toplu kullanım olanağı saÄŸlayıcılarına, konusu suç teÅŸkil eden içeriklere eriÅŸimi önleyici filtreleme programları ve benzeri tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiÅŸtir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise, maddede belirtilen hususların uygulanmasına iliÅŸkin esas ve usulleri düzenleyen bir yönetmeliÄŸin çıkarılacağı hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 13- Maddeyle, içerik nedeniyle hakları ihlale uÄŸrayan gerçek veya tüzel kiÅŸilerin, içeriÄŸe eriÅŸimin düzeltilmesi, engellenmesine ve cevap hakkına yönelik baÅŸvuru usulü düzenlenmiÅŸtir. Esasen bu madde düzenlemesiyle, içerik nedeniyle hakları ihlale uÄŸrayanlar bakımından iki aÅŸamalı bir baÅŸvuru usulü öngörülmüştür. Bunlardan ilki birinci fıkrada belirtilen 'baÅŸvuru' usulüdür. İkincisi ise, birinci aÅŸamadaki baÅŸvurunun neticesiz kalması hâlinde yargı yoludur. Maddenin birinci fıkrasıyla, içerik nedeniyle hakları ihlale uÄŸrayan gerçek veya tüzel kiÅŸiler, içeriÄŸin düzeltilmesini, eriÅŸimin engellenmesini veya cevap hakkının kullanılmasını öncelikli olarak içerik saÄŸlayıcısına baÅŸvurarak isteyebileceklerdir. Ancak, hakları ihlale uÄŸrayanların içerik saÄŸlayıcısına eriÅŸememeleri halinde terditli bir baÅŸvuru usulü öngörülmek suretiyle maddede sayılanlara baÅŸvuruda bulunarak içeriÄŸin düzeltilmesi veya eriÅŸimin engellenmesi yoluna gidebilmelerine imkân saÄŸlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkrada belirtilen baÅŸvurudan bir sonuç alınamaması hâlinde içeriÄŸin düzeltilmesi, eriÅŸimin engellenmesi veya cevap hakkının yayınlanması yoluna ne suretle gidileceÄŸine iliÅŸkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiÅŸtir. Madde düzenlemesiyle, hakları ihlale uÄŸrayanlar yerleÅŸim yerinde bulunan sulh ceza mahkemesine baÅŸvurarak içeriÄŸin engellenmesini talep edebileceklerdir. Maddede ayrıca, sulh ceza hâkiminin vereceÄŸi kararın hüküm ve sonuçlarının ne ÅŸekilde olacağı da düzenlenmiÅŸtir. Maddenin üçüncü fıkrasında baÅŸvurunun ne ÅŸekilde yapılacağına iliÅŸkin ÅŸeklî ve usulî hükümlere yer verilmiÅŸtir. Maddenin son fıkrasında ise, sulh ceza hâkimince verilen kararların ne suretle yerine getirileceÄŸine iliÅŸkin hükümlere yer verilmiÅŸtir. MADDE 14- Maddeyle, eriÅŸim saÄŸlayıcılarının Tasarıda yer alan hükümlerin uygulanmasına iliÅŸkin faaliyet ve iÅŸlemlerinin denetiminin Telekomünikasyon Kurumunca yerine getirileceÄŸi hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 15- Maddeyle, Avrupa Konseyi Siber Suç SözleÅŸmesine paralel bir ÅŸekilde bir biliÅŸim sistemine hukuka aykırı olarak girme, sistemde kalmaya devam etme, veri veya program elde etme ve elde edilen veri veya programların üçüncü kiÅŸilere gönderilmesi suçları ve bu suçlara iliÅŸkin yaptırımlar düzenlenmiÅŸtir. Maddeyle, esasen kiÅŸilerin özel hayatlarının dokunulmazlığı, kiÅŸisel ve ticari verilerinin korunması gibi bir çok hukukî yarar korunmakta, biliÅŸim sistemlerinin güvenliÄŸinin saÄŸlanması amaçlanmaktadır. Maddede zikredilen 'hukuka aykırı olarak girme' fiili bilgisayar, çevre birimleri, iletiÅŸim altyapısı ve yazılımlardan (sistem, uygulama yazılımları) oluÅŸan veri iÅŸleme, saklama, iletmeye yönelik sistemlere eriÅŸimi ifade etmektedir. Suç, konusu itibariyle bir 'zarar suçu' deÄŸil, 'tehlike suçu'dur. BaÅŸka bir anlatımla suçun oluÅŸabilmesi için zararın gerçekleÅŸmesi ÅŸart deÄŸildir. Maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suç, serbest hareketli bir suçtur. Yani bir biliÅŸim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girilmesi veya herhangi bir ÅŸekilde bu sistemde kalmaya devam edilmesi hareketleri bakımından suçun tamamlanması için bir ayrım gözetilmemiÅŸtir. Failin neticeye yönelik seçimlik hareketlerden birisini hukuka aykırı olarak gerçekleÅŸtirmesi yeterlidir. Suçla korunan hukukî yarar, kiÅŸilerin mahremiyet alanlarıdır. DiÄŸer bir deyiÅŸle, kiÅŸinin özel hayatı, sırları veya ticari sırları bu maddenin koruduÄŸu hukukî yararlar arasında sayılmak gerekir. Sisteme eriÅŸim gerçekleÅŸtiÄŸinde veya hukuka uygun olarak girildikten sonra hukuka aykırı olarak kalmaya devam edilmesi halinde suç oluÅŸacaktır. Bu halde suç, niteliÄŸi itibariyle mütemadi suç ÅŸekline dönüşecektir. BaÅŸka bir anlatımla bir biliÅŸim sistemine hukuka uygun bir ÅŸekilde girildikten sonra hukuka aykırı olarak kalmaya devam edilmesi halinde haksızlık teÅŸkil eden ve suçun konusunu oluÅŸturan maddi fiilin devamı söz konusu olacağından bu devam edegelen haksızlık hâli suçun mütemadi bir suç niteliÄŸine dönüşmesine sebebiyet verecektir. Maddenin birinci fıkrasında ayrıca, sisteme girilmeksizin verilerin izlenmesi hâli fiil ve yaptırım itibariyle müstakil bir suç olarak düzenlenmiÅŸ bulunmaktadır. BaÅŸka bir anlatımla, maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımlanan suç dışında verilerin izlenmesi hâlinde de bu fıkraya göre yaptırım uygulanacaktır. Belirtmek gerekir ki bu halde failin cezalandırılabilmesi için fiilin daha ağır bir cezayı gerektiren bir suçu oluÅŸturmaması gerekmektedir. İzleme keyfiyeti unsurları ve kapsamı itibariyle daha ağır bir suçun oluÅŸumuna sebebiyet vermesi halinde, fiil bu maddeye göre cezalandırılmayacaktır. Düzenleme, bu niteliÄŸi itibariyle veri iletiÅŸiminin gizliliÄŸi hakkını korumaktadır. İletiÅŸimin gizliliÄŸi Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesinin 8 inci maddesinde korunan bir haktır. Maddeyle Avrupa Konseyi Siber Suç SözleÅŸmesinin 3 üncü maddesinde öngörülen yasadışı müdahale fiili düzenlenmekte, biliÅŸim ağına baÄŸlanarak veya baÄŸlanmaksızın aÄŸdaki verileri hukuka aykırı olarak herhangi bir ÅŸekilde izleme suç haline getirilmektedir. Nitekim 2002/58 sayılı Elektronik HaberleÅŸmede KiÅŸisel Verilerin İşlenmesi ve GizliliÄŸin Korunması Direktifinin 5 inci maddesiyle bahsi geçen fiillerin üye ülkeler tarafından cezalandırılması istenilmektedir. Benzer düzenlemeler mukayeseli hukukta da bulunmaktadır. ÖrneÄŸin; İtalyan Ceza Kanununun 615ter maddesiyle güvenlik önlemleriyle korunan biliÅŸim veya telematik sistemlerine hukuka aykırı bir ÅŸekilde girme veya böyle bir sistemde rıza göstermeye yetkili kiÅŸinin rızası olmaksızın kalma fiili suç olarak düzenlenirken, Fransız Ceza Kanununun 323-1 maddesiyle bilgileri otomatik iÅŸleme tabi tutmuÅŸ bir sistemin tamamına veya bir kısmına, aldatıcı hareketlerle eriÅŸmek veya kalmaya devam etmek cezalandırılmaktadır. Yine Alman Ceza Kanunu 202a maddesine göre, herhangi bir kiÅŸi yetkisiz ÅŸekilde kendisi veya baÅŸkası için yetkisiz eriÅŸime karşı özel olarak korunan sistemden veri elde ederse üç yıla kadar hapis veya para cezasıyla cezalandırılmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, bir biliÅŸim sistemindeki veri veya programların hukuka aykırı olarak elde edilmesi cezaî yaptırıma baÄŸlanmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, fiile baÄŸlı bir artırım sebebi düzenlenmek suretiyle elde edilen veri ve programların baÅŸkalarına iletilmesi hâlinde, verilecek cezanın artırılacağı öngörülmüştür. Dikkat edilmelidir ki, maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suçların iÅŸlenebilmesi için fiilin hukuka aykırı olarak gerçekleÅŸtirilmesi bir ön ÅŸart olarak aranmıştır. BaÅŸka bir anlatımla iÅŸlenen fiilin, maddi ceza hukuku bakımından 'cezasızlık sebebi' ile örtüşmemesi gerekir. ÖrneÄŸin, somut fiilde maÄŸdurun rızasının olması, meÅŸru savunma ya da zorunluluk hâli gibi klasik cezasızlık sebeplerinin gerçekleÅŸmesi halinde cezaî sorumluluk olmayacaktır. Suç, manevi unsuru itibariyle 'kasıtlı' olarak iÅŸlenebilen bir suçtur. Somut olayda kastın gerçekleÅŸip gerçekleÅŸmediÄŸinin Türk Ceza Kanununun 5 inci maddesi hükmü de dikkate alınarak Türk Ceza Kanununun genel hükümleri çerçevesinde deÄŸerlendirilmesi gerekmektedir. BaÅŸka bir anlatımla, kasıt suçun oluÅŸumu bakımından olmazsa olmaz bir önkoÅŸuldur. Maddenin dördüncü fıkrasında ise, birinci fıkrada sayılan suçların iÅŸleniÅŸ ÅŸekli, konusu bu suçlarla korunan hukukî yarar ile suç ve ceza siyaseti ilkeleri dikkate alınarak suçların soruÅŸturma ve kovuÅŸturulmasının maÄŸdurun ÅŸikâyetine baÄŸlı olacağı hükme baÄŸlanmıştır. MADDE 16- Avrupa Konseyi Siber Su

  
Bu Haber 3968 defa okunmuÅŸtur.
ERDOĞAN GÜMÜŞ YAZDI: PTT PUL
BİR TELGRAFIN DÜŞÜNDÜRDÜKL
HAYALİ CİHAN DEĞER
BALKANLARDA BİR AŞK HİKAYESİ
1990´LI YILLARDA BATMAN&ac
ADANA, ÇEKİL ARADAN
NUTUK´TA TELGRAF VE TELGRAFÇIL
TEKNOLOJİ TARİHİNDEN EN ÖNEM
POSTA VE TELEKOMÜNİKASYONDA İ
ANTALYA TELGRAFHANESİ GERÇEÄžÄ
NOSTALJİ; PTT SPOR KULÜBÜ
PTT TARİHİNİN İLK BÜYÜK YO
KUTLUCA (KUŞÇALI) TELGRAFHANES
POSTANE İŞGALLERİ III
POSTANE İŞGALLERİ (2)
POSTANE İŞGALLERİ (I)
FOTOĞRAFLARLA NOSTALJİ
İZMİR TELEFON ŞİRKETİNİN D
İZ BIRAKAN PTT’CİLER 4: ORH
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞR
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!